Türkiye’nin sınırları dışında, farklı coğrafyalarda ebedi istirahatgahlarında yatan şehitlerimizin hikayeleri, kapsamlı bir belgesel serisiyle kayıt altına alınıyor. MEDD-UP kurucusu ve belgesel yönetmeni Muhammet Sena Yelkovan, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı "Gurbete Yazılanlar" adlı kitabını, görsel bir hafıza projesine dönüştürmek için düğmeye bastı. Proje kapsamında, 34 farklı ülkede bulunan 78 şehitlik tek tek ziyaret edilecek.
Ziyaretler sırasında duygusal bir ritüel de gerçekleştirilecek. Ekip, Anadolu’dan götürdüğü toprağı şehitliklere bırakırken, şehitlerimizin yattığı topraklardan aldığı bir avuç toprağı ise Türkiye’ye getirecek. Yelkovan, bu girişimi bir vefa borcu olarak nitelendirerek, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Resmi kayıtlardaki hatalar süreci başlattı
Projenin temelinde, 2014 yılında resmi belgeler üzerinde yapılan bir inceleme yatıyor. Milli Savunma Bakanlığı’nın geçmiş yıllara ait yayınlarını inceleyen Yelkovan, Filistin cephesinde şehit düşen askerlerin kayıtlarında ciddi bir tutarsızlık fark etti. Şehitlik konumu Gazze olarak belirtilmesine rağmen, ülke hanesinde "İsrail" ibaresinin yer alması, yönetmenin dikkatini çekti.
Yelkovan, bu durumun basit bir yazım hatası olmadığını savunarak, o dönemdeki askeri vesayetin devlet kayıtlarına yansıyan olumsuz etkilerine işaret etti. Filistin cephesinin yok sayılmasının, tarihe ve Mustafa Kemal Atatürk’ün komuta ettiği Yıldırım Orduları Grubu’na karşı bir haksızlık olduğunu belirten Yelkovan, bu tür çarpıtmaların düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.
Tarihi hakikatleri gün yüzüne çıkarmak
Araştırmalarını derinleştirdikçe resmi kayıtların dışında kalan pek çok şehitliğin varlığını da tespit eden Yelkovan, projesini bir belgesel-araştırma dizisine evirdi. Talpia, Ramle ve Beer Sheva gibi bölgelerin, Osmanlı ordusunun büyük mücadeleler verdiği topraklar olduğunu hatırlatan yönetmen, günümüzde yaşanan olayların yüz yıl önceki fedakarlıklarla olan bağına dikkat çekti. "Geçmişin hakikatlerini hafızalardan silinmekten kurtarmalıyız" diyen Yelkovan, bu belgeselin köksüz bir gelecek inşasına karşı bir kalkan görevi göreceğini belirtti.