Ege Politik Gündem Cezaevinden mesaj atan avukat, Haluk Levent’in dolandırıcılığına dikkat çekti!

Cezaevinden mesaj atan avukat, Haluk Levent’in dolandırıcılığına dikkat çekti!

Cezaevinden mesaj gönderen avukat Ece Güner, Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent’e güvenerek kandırıldığını öne sürdü ve büyük dolandırıcıların en akıllı insanları dahi inandırabildiğini savundu.

Cezaevinden mesaj atan avukat, Haluk Levent’in dolandırıcılığına dikkat çekti!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan avukat Ece Güner, bulunduğu cezaevinden kamuoyuna hitaben kaleme aldığı uzun bir metni paylaştı. Hiçbir suç işlemediğini kaydeden Güner, yaşadığı ağır kanser tedavisi ve boşanma travmasının hemen ardından Haluk Levent ile kurduğu ilişkiyi ve kendisine verilen borcu anlattı.

Güner, söz konusu kişiye tamamen iyi niyetle yaklaştığını belirterek “Ben bu işten bir kuruş kâr etmedim. Tam tersine 1 yıl kan küstüm, stres yaşadım, tekrar antidepresan ilaçlara başlamak zorunda kaldım. Sadece ve sadece o günler kahramanlaştırılmış, ‘iyilik meleği’ Haluk Levent’e güvendim” ifadelerini kullandı.

Kanser, boşanma ve deprem bağışıyla başlayan süreç

Avukat Ece Güner, hikâyesini “KANSERSİNİZ!” cümlesini duyduğu ana kadar götürdü. O an oğlunun evlendiğini göremeyeceğini ve torunlarını sevemeyeceğini düşünerek saatlerce ağladığını anlattı. Çift taraflı mastektomi, yumurtalık ve rahim ameliyatları geçirdiğini, lenflerinin bir kısmı alındığı için bağışıklığının düştüğünü ve zatürreyle hastaneye yattığını belirtti.

2022 sonunda boşanması kesinleşen Güner, aylarca evden çıkamadığını ve yoğun psikolojik destek almak zorunda kaldığını söyledi. Şubat 2023’teki Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgeye gidemediği için vicdan azabı çektiğini dile getiren Güner, televizyonlarda ve sosyal medyada sürekli gördüğü Haluk Levent’i “gerçek bir melek” olarak düşündüğünü belirtti. Bu düşünceyle Ahbap Derneğine en yüksek bağışlardan birini yaptı.

‘En büyük bağışçıyım’ ifadesi ve 1 milyon dolarlık borç

Bağış sonrasında Haluk Levent bizzat ulaşarak yüz yüze teşekkür etmek istedi. Bürosuna elinde kocaman bir çiçek buketiyle gelen Levent, daha sonra ailesiyle yaşadığı eve de gidip gitarla moral konseri verdi. Güner, karanlık bir dönemin ardından ilk kez biraz neşelendiğini ifade etti.

İlk ziyaretten itibaren Levent’in kendisinden borç istemeye başladığını öne süren Güner, anlatılan hikâyeyi şöyle özetledi: “Ben Ahbap’ın en büyük bağışçısıyım. Bugüne kadar Ahbap’a toplamda 9 milyon dolar bağışladım. Şu şu projelerde geçici zorluk yaşıyoruz. İlgili iş adamının parası ay sonu açılacak. 1 aylık çok kısa süreli bana borç verirsen ben Ahbap’a bağışlarım sonra da iş adamının parası çözülünce hemen sana geri öderim.”

Önce 3 milyon dolar talep edildiğini, kendisinin ise ev alacağı parayı ancak 1 aylığına verebileceğini söylediğini vurgulayan Güner, yoğun vicdan baskısı sonucunda 2023 yazında 40 derece ateşle 3 gün hastanede yattıktan sonra 1 milyon doları borç verdiğini aktardı. Tüm transferleri İş Bankası’ndaki yasal hesabından, Haluk Levent’in verdiği üç farklı kişinin IBAN’ına “dolar borcu karşılığı” ibaresiyle gerçekleştirdiğini belirtti.

Bir yıllık mücadele ve dayısının devreye girmesi

Paranın iade sürecinin tam bir yıl sürdüğünü anlatan Güner, her hafta ödemeyi ertelemek için uzun hikâyeler anlatıldığını ve sağlık sorunlarının gündeme getirildiğini söyledi. Kendisinin yine süre verdiğini, ta ki 2024 yazında avukat dayısı Togay Ülkü’nün devreye girmesine kadar. Ülkü’nün Haluk Levent ile sert bir görüşme yapıp “Borcumuzu ödemezseniz savcılığa gideceğiz” dediğini belirten Güner, birkaç hafta içinde paranın kendisine iade edildiğini kaydetti.

Dolar bazında verdiği miktarın biraz altında, Türk lirası olarak ise çok az üzerinde bir tutarın geri döndüğünü belirten Güner, “o parayı bir yıl KKM’ye koysaydım kat kat fazlasını alırdım” diye ekledi. Borcun ödenmesinin ardından “dolandırıcı değilmiş” düşüncesiyle Haluk Levent’i telefonundan engellediğini ve bir daha hiç görüşmediğini vurguladı. Tanışıklığının sadece bir yıl sürdüğünü, son iki yıldır ise hiçbir temasının bulunmadığını aktardı.

Başsavcılığın yönelttiği suçlamalar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Haluk Levent hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması”, “Vergi Usul Kanunu’na ve Dernekler Kanunu’na muhalefet” gerekçeleriyle işlem yapılıyor. MASAK raporları ve teknik-fiziki takip bulguları ışığında Ahbap Derneği hesaplarından bazı şüphelilere yüksek tutarlı para aktarıldığı iddiaları araştırılıyor.

Dosyada ayrıca Haluk Levent’in 2020-2026 yıllarında yasal bahis platformlarında yüksek hacimli işlem yaptığı ve dernek hesaplarından asistanı olduğu öne sürülen Yeliz Kaya’nın hesabına para gönderildiği iddiaları da yer alıyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Ece Güner ise söz konusu para transferlerinin yalnızca bir borç ilişkisi kapsamında gerçekleştiğini savunuyor. Dernek ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuş durumda.

‘Mağdur profili yalnız ve travmalı kadınlardan oluşuyor’

Nezarethanede tanıştığı diğer mağdur kadınlarla ortak özelliklerini sıralayan Güner, bu profilin çoğunlukla yalnız, hayatında travma yaşamış, duygusal istismara açık ve uzun yıllar yurt dışında yaşamış kişilerden oluştuğunu öne sürdü. Haluk Levent’in hapis yattığını dahi Fransa’da büyüdüğü için bilmediğini belirten Güner, “Dikkat edin, duygusallığını istismar ettiği ben dahil tüm insanlar hayatında büyük bir travma yaşamış” dedi.

Mesajının tamamında yeniden masumiyetini vurgulayan Ece Güner, Ahbap Derneği veya Haluk Levent’in hiçbir zaman danışmanlığını ya da avukatlığını üstlenmediğini yineledi. 2000-2024 yıllarını kapsayan gelir ve vergi dökümlerini savcılığa ilettiğini belirten Güner, kendisine yönelik en büyük eleştiriyi “saflık ettim, kabul” diyerek karşılarken hiçbir suç işlemediği konusunda ısrarcı oldu.

‘Dernek yöneticileri için sabıka engeli getirilmeli’

Yaşadığı olaydan çıkardığı dersi paylaşan Güner, tüm siyasi partilerin ortaklaşa acil bir yasal düzenleme hazırlaması gerektiğini söyledi. Sabıka kaydı bulunan kişilerin dernek yönetiminde yer almasına asla izin verilmemesini, denetimlerin yoğunlaştırılıp şeffaflığın artırılmasını isteyen Güner, hemen körü körüne birini kahramanlaştırmamak gerektiğini vurguladı.

Kendisi için çıkardığı en önemli dersi “terzi kendi söküğünü gerçekten de dikemezmiş” sözleriyle ifade etti. Mesajını “Masumum!” diyerek sonlandıran Güner, adalet için dua ettiğini duyurdu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız