Muğla genelinde yaşanan yangın vakalarına ilişkin paylaşılan güncel raporlar, çevresel felaketlerin temelinde yatan insan faktörünü bir kez daha kanıtladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından derlenen verilere göre, 2026 yılının başından bu yana il sınırları içerisinde toplam 614 yangın kayıtlara geçti. Bu vakaların 392’sinin doğrudan insan kaynaklı olduğu belirlenirken, 142 yangının elektrik sistemlerindeki arızalardan kaynaklandığı, 80 olayın ise çıkış nedeninin henüz aydınlatılamadığı bildirildi.
Daha geniş bir perspektif sunan 2024-2026 dönemine ait üç yıllık istatistikler ise durumun vahametini ortaya koyuyor. Söz konusu süreçte toplam 3 bin 869 açık alan yangını meydana geldi. Bu yangınların 2 bin 682’si insan kaynaklı nedenlerle başlarken, 766’sı elektrik kaynaklı, 421’inin ise sebebi tespit edilemedi.

İhmaller felakete davetiye çıkarıyor
Yangınların çıkış nedenleri incelendiğinde; söndürülmeden yere atılan sigara izmaritleri, kontrolsüz bırakılan temizlik ateşleri, anız yakma alışkanlıkları ve çevreye bırakılan kor parçaları başı çekiyor. Özellikle sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği, nem oranının düştüğü ve bitki örtüsünün kurumaya yüz tuttuğu dönemlerde, küçük bir dikkatsizliğin devasa ormanlık alanları yok edebilecek bir kıvılcıma dönüştüğü vurgulanıyor.
Üç yıllık veriler ışığında, bölgedeki açık alan yangınlarının yaklaşık yüzde 69’unun insan eliyle tetiklendiği görülüyor. Bu oran, Muğla’da meydana gelen her 10 yangından 7’sinin önlenebilir olduğunu gösteriyor. Elektrik kaynaklı yangınların payı yüzde 20 civarında seyrederken, nedeni belirlenemeyen vakalar yüzde 11’lik bir dilimi oluşturuyor.
Başkan Aras’tan "ortak sorumluluk" çağrısı
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ormanların gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu hatırlattı. Yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olmasının üzücü olduğunu belirten Aras, şunları kaydetti:
"Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte ormanlarımız ciddi bir tehdit altına giriyor. İtfaiye raporlarımız, bu felaketlerin çoğunun insan ihmaliyle başladığını net bir şekilde gösteriyor. Doğamızı, canlılarımızı ve geleceğimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğu. Vatandaşlarımızın çok daha dikkatli olması gerekiyor; nefes kaynağımız olan ormanlarımızı ancak el birliğiyle koruyabiliriz."