Çocukluğunun geçtiği partisine veda etti: Meclis üyesi Vahap Batuhan CHP'den istifa etti

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karabağlar Belediyesi Meclis Üyesi Vahap Batuhan, siyasete çok küçük yaşlarda adım attığı Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiğini duyurdu.

Son dönemde siyasette yaşanan istifa dalgalarının arasında Batuhan'ın ayrılığını öne çıkaran en önemli detay ise, açıklamasına yansıyan derin çocukluk ve gençlik anıları oldu. Batuhan, yayımladığı detaylı açıklamada partisiyle olan duygusal bağını ve ayrılık gerekçelerini anlattı.

Gençlik heyecanından zorlu mücadele yıllarına

İstifa metninde CHP'yi yalnızca bir siyasi parti olarak değil, gençliğinin ve mücadelesinin adresi olarak tanımlayan Batuhan, partinin en zor günlerinde bile kişisel çıkar gözetmeden orada olduklarını şu sözlerle ifade etti: "Henüz çocuk denecek yaşlarda kapısından içeri adım attığım Cumhuriyet Halk Partisi, benim için hiçbir zaman yalnızca bir siyasi parti olmadı. CHP; gençliğimin heyecanı, mücadelemin adresi, Cumhuriyet’e ve Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerine duyduğum sarsılmaz bağlılığın siyasi çatısı oldu. Partimizin baraj altında kaldığı, iktidar umudunun zayıfladığı, CHP’li olmanın kişisel çıkar değil; cesaret, fedakârlık ve bedel gerektirdiği dönemlerde de buradaydık. Makamların, unvanların ve siyasi hesapların değil; altı okun, halkçılığın, emeğin ve Cumhuriyet değerlerinin yanında durduk."

"Sokak sokak çalıştım, koltuk sevdalısı olmadım"

Siyasi hayatı boyunca sokaklarda afiş asarak ve bildiri dağıtarak yetiştiğinin altını çizen meclis üyesi, aldığı görevleri hiçbir zaman kişisel bir beklentiye dönüştürmediğini vurguladı: "Yıllar boyunca partimizin gençlik örgütlerinden başlayarak farklı kademelerinde görev aldım. Sokak sokak, mahalle mahalle çalıştım. Afiş astım, bildiri dağıttım, sandık bekledim. Partimizin en zor günlerinde sorumluluktan kaçmadım. Bana verilen her görevi, kişisel bir makam olarak değil, halkımıza ve Cumhuriyetimize karşı taşıdığım sorumluluğun bir parçası olarak gördüm. Bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karabağlar Belediyesi Meclis Üyesi olarak yürüttüğüm görevlerde de aynı anlayışla hareket ettim. Hiçbir kişisel hesabı, hiçbir koltuk kaygısını ve hiçbir siyasi beklentiyi halkın iradesinin üzerinde tutmadım."

Kopuşun ardındaki neden: Dar kadro siyaseti

Partiden kopmanın kendisi için hiç kolay olmadığını ve ağır bedeller ödeyerek savundukları değerlerin artık mevcut yapı içinde karşılık bulmadığını belirten Batuhan, istifasına giden süreci şu eleştirilerle anlattı: "Bu partiden kopmak istemedik. Çünkü bu parti bizim çocukluğumuzun, gençliğimizin ve mücadelemizin hatırasıydı. Cumhuriyet Halk Partisinin laikliğin, demokrasinin, hukuk devletinin, sosyal adaletin ve sosyal devlet anlayışının en güçlü taşıyıcısı olduğuna inandık. Bu değerleri savunabilmek için yıllarca emek verdik, mücadele ettik ve gerektiğinde ağır bedeller ödedik. Ne var ki bugün, Cumhuriyetimizin temel değerlerinin ve partimizin tarihsel sorumluluğunun mevcut yapı içerisinde gerektiği şekilde savunulmasının giderek olanaksız hâle geldiğine büyük bir üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Parti örgütlerinin emeğinin, üyelerin iradesinin ve halkın beklentilerinin görmezden gelindiği bir anlayışın parçası olmam mümkün değildir. Siyaseti dar kadroların, kişisel hesapların ve kapalı kapılar ardında alınan kararların belirlediği bir yapıya sessiz kalmak; bugüne kadar savunduğum bütün ilkelere sırt çevirmek anlamına gelecektir."

"Yolumuz da gücümüz de daima halkımızdır"

Örgüt iradesinden taviz vermeyeceğinin altını çizerek CHP üyeliğini sonlandırdığını açıklayan Batuhan, istifasının Cumhuriyet değerlerinden bir vazgeçiş olmadığını belirterek sözlerini şöyle noktaladı: "Bu nedenle, uzun yıllar boyunca büyük bir onurla taşıdığım Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyuna bildiriyorum. Bu karar, geçmişime veya mücadele arkadaşlarıma sırt çevirmek değildir. Tam tersine, yıllarca birlikte omuz omuza mücadele ettiğimiz partililerimizin emeğine, örgütümüzün iradesine ve Cumhuriyet Halk Partisinin kurucu değerlerine duyduğum sorumluluğun bir sonucudur. Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in temsil ettiği değişim iradesine, demokrasi mücadelesine ve halkın iktidarını kurma hedefimize olan inancımı koruyorum. İstifam, Cumhuriyet Halk Partisinin tarihsel değerlerinden vazgeçtiğim anlamına gelmemektedir. Benim yolum yine Atatürk’ün yolu, pusulam yine Cumhuriyet, gücüm yine halkımız olacaktır. Unutulmamalıdır ki siyasi partilerin ve makamların üzerinde milletin iradesi vardır. İstikameti millet belirler. Yolumuz da gücümüz de daima halkımızdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da laik, demokratik ve sosyal hukuk devletini savunmaya; haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğim. Makamlar gelip geçicidir. Asıl olan, insanın geride bıraktığı mücadele, koruduğu ilkeler ve halkına karşı gösterdiği sadakattir. Umutla, kararlılıkla ve ilk günkü inançla yürümeye devam edeceğim."

İLGİLİ HABERLER