Antidepresanlar hakkındaki o büyük yanılgı: Beyni uyuşturmuyor, iyileştiriyor

Psikiyatri uzmanları, toplumda yaygın olan ilaç karşıtı önyargıların tedavi sürecini aksattığını belirterek, antidepresanların beyindeki biyolojik dengeyi onaran tıbbi bir gereklilik olduğunu vurguluyor.

Ruh sağlığı sorunlarına yaklaşımda toplumun büyük bir kesimi hala "irade" vurgusu yaparak, tıbbi destek almayı bir zayıflık göstergesi olarak kabul ediyor. Ancak uzmanlar, beynin de diğer organlar gibi hastalanabileceğini ve profesyonel müdahaleye ihtiyaç duyabileceğini hatırlatıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, antidepresan kullanımıyla ilgili kulaktan dolma bilgilerin, hastaların iyileşme şansını elinden aldığını belirtiyor.

İrade ile biyoloji arasındaki fark

Dr. Müge Yaşar, ruhsal sıkıntı yaşayan bireylere "biraz iradeli ol" demenin, tansiyonu yüksek bir hastadan iradesiyle tansiyonunu düşürmesini istemekle eşdeğer olduğunu ifade ediyor. Beynin kimyasal dengesinin bozulduğu durumlarda sadece telkin veya irade gücüyle iyileşmenin mümkün olmadığını belirten Yaşar, tıbbi destek almanın kişinin kendisine duyduğu saygının bir göstergesi olduğunu savunuyor. Uzmanlar, özellikle uykusuzluk, iştah kaybı ve işlevsellik kaybı gibi belirtiler haftalarca sürdüğünde mutlaka bir uzmana danışılması gerektiği konusunda uyarıyor.

Bağımlılık korkusu tedaviyi geciktiriyor

Antidepresanların uyuşturucu veya yeşil reçeteli sakinleştiricilerle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Yaşar, bu ilaçların bağımlılık yapmadığının altını çiziyor. İlaçların etkisini göstermesi için beyin hücrelerinin yeni bağlar kurması gerektiğini ve bu sürecin 2 ile 6 hafta arasında değiştiğini belirten Yaşar, "İlaçlar ağrı kesici gibi anlık etki etmez. Sabırlı olunmalı ve hekim kontrolü dışında doz artırılmamalıdır. Tedaviyi aniden kesmek ise vücudun ani değişime verdiği bir tepki olan 'Kesilme Sendromu'na yol açabilir, bu yüzden ilaçlar her zaman doktor gözetiminde kademeli olarak bırakılmalıdır" diyor.

İlaç ve terapi: İyileşmenin iki anahtarı

Tedavi sürecinin ömür boyu sürmediğini, genellikle 6-12 aylık koruyucu bir dönemin ardından ilacın kademeli olarak bırakıldığını belirten Dr. Yaşar, en etkili sonucun ilaç ve psikoterapinin bir arada kullanılmasıyla alındığını vurguluyor. İlacın biyolojik yangını söndürdüğünü, terapinin ise kişiye bu yangınla başa çıkma becerileri kazandırdığını ifade eden uzmanlar, kalıcı iyileşmenin ancak bu iki yöntemin omuz omuza ilerlemesiyle mümkün olabileceğini belirtiyor.

İLGİLİ HABERLER