Kütahya’nın Aloğlu köyünde yaşayan Daşgın çifti, emeklilik dönemlerini doğayla iç içe ve üretken bir şekilde geçirmek amacıyla çıktıkları yolda, bugün bölgenin en dikkat çekici noktalarından birini yarattı. On bir yıl önce hobi olarak başladıkları lavanta yetiştiriciliği, gösterilen özen ve sabırla 1,5 dönümlük bir cazibe merkezine dönüştü.

Toprağın bereketiyle buluşan emek
Emekli olduktan sonra boş durmak istemeyen İsmail Daşgın ve eşi Emine Daşgın, ailelerinden kalan araziyi lavantalarla buluşturmaya karar verdi. Emine Daşgın, dışarıdan bakıldığında zahmetsiz görünen lavanta tarımının aslında ciddi bir emek süreci gerektirdiğini vurguluyor. Bitkinin özellikle ilk dört yıl boyunca düzenli bakım ve sulama istediğini belirten Daşgın, çiçeklenme döneminde ortaya çıkan görsel şölenin ise tüm yorgunluklarını giderdiğini ifade ediyor.

Kırsal turizmin Kütahya’daki yeni yüzü
Daşgın ailesi, bahçelerinde yetiştirdikleri lavantalardan yağ, hidrosol, buket ve tohum gibi çeşitli ürünler elde ederek bunları internet üzerinden Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırıyor. Ancak çiftin asıl hedefi ticari kazançtan ziyade, Kütahya’nın doğal güzelliklerini tanıtmak ve kırsal turizme destek vermek. Bu amaçla bahçelerini ziyaretçilere ücretsiz açan çift, misafirlerine çay ve kahve ikram ederek samimi bir ortam sunuyor.
Gelecek dönemlerde üretim çeşitliliğini daha da artırmayı planlayan Daşgın çifti, doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını her yıl yaz aylarında mor renge bürünen bu özel bahçede ağırlamaya devam etmeyi hedefliyor. Toprakla uğraşmanın insana huzur verdiğini belirten İsmail Daşgın, üretmeye ve paylaşmaya devam etmenin kendileri için en büyük mutluluk kaynağı olduğunu dile getiriyor.