Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ), 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında "İrade Bizim, Zafer Bizim" başlıklı önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı. Akademik dünyanın ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Türkiye’nin demokrasi yolculuğu ve darbe girişimlerinin arka planı masaya yatırıldı.
Konferansın konuşmacısı Dr. Lütfü Özşahin, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı askeri müdahalelerin sadece iç siyasetle açıklanamayacağını, bu süreçlerin uluslararası boyutu olan stratejik hamleler olduğunu belirtti.

Darbelerin Küresel ve Tarihi Boyutu
Türkiye’deki askeri müdahalelerin arkasında dış destekli odakların bulunduğunu savunan Özşahin, bu girişimlerin temel amacının ülkenin bağımsız siyasal yapısını zayıflatmak olduğunu ifade etti. NATO ülkelerinde "Gladio" veya "Stay Behind" gibi isimlerle bilinen yapılanmaların, ülkeleri istikrarsızlığa sürüklemek için kullanıldığını hatırlatan Özşahin, tarih bilincinin önemine vurgu yaptı. Ahmet Cevdet Paşa’nın "Tarih bilmeyen siyasetçi, pusula bilmeyen gemi kaptanı gibidir" sözüne atıfta bulunan konuşmacı, darbe süreçlerinin akademik düzeyde daha derinlemesine analiz edilmesi gerektiğini dile getirdi.
"Milletin Ordusu, Millete Silah Doğrultamaz"
Konuşmasında Türk Silahlı Kuvvetleri ile millet arasındaki kopmaz bağa dikkat çeken Dr. Özşahin, ordunun milletin imkânlarıyla var olduğunu ve hiçbir klik veya yapının bu gücü millete karşı kullanamayacağını belirtti. 15 Temmuz 2016’nın bir kırılma noktası olduğunu ifade eden Özşahin, o gece halkın doğrudan darbecilere karşı koyarak kendi iradesine sahip çıktığını söyledi.
15 Temmuz’u "Anadolu İstiklali" olarak tanımlayan Özşahin, bu direnişin Cumhuriyet’i güçlendiren bir demokrasi devrimi niteliği taşıdığını ifade etti. Geçmişte yaşanan acı tecrübelerden ders çıkarılması gerektiğini belirten Özşahin, hiçbir toplumsal veya siyasi gerekçenin seçilmiş yönetime karşı silah kullanmayı meşrulaştıramayacağını vurgulayarak sözlerini tamamladı.