AP Raportörü Amor, Bakan Gürlek'e Trump'ın 'Rahip Brunson' sözleriyle yanıt verdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, Ekrem İmamoğlu davalarıyla ilgili eleştirileri sonrası kendisini hedef alan açıklamalarına, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor'dan yanıt geldi. Amor, Gürlek'in "Türk yargısı bağımsızdır" tezine karşı, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Rahip Brunson davasına yönelik müdahalesini hatırlatarak bunun "en aydınlatıcı yanıt" olduğunu söyledi.

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, kendisini hedef alan Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarına, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Rahip Brunson davasıyla ilgili sözlerini anımsatarak karşılık verdi. İlke TV'den Ayşegül Başar'a konuşan Amor, Trump’ın “Cumhurbaşkanı’nı aradım ve derhal serbest bıraktı” şeklindeki ifadelerine dikkat çekti. Amor, "Bence Bakan Gürlek’e verilebilecek en iyi ve en aydınlatıcı yanıt bu" değerlendirmesinde bulundu.

Amor, Trump'ın bu beyanlarının, Bakan Gürlek’in Türk yargısının bağımsızlığına dair vurgusuyla çeliştiğini ve bu durumun, yargının bağımsızlığına ilişkin hangi değerlendirmenin daha isabetli olduğu konusunda bir fikir verdiğini belirtti.

Tartışma, Amor'un, Ankara'da NATO Zirvesi'nin yapıldığı gün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun üç ayrı davada savunma yapmak zorunda kalmasını eleştirmesiyle başlamıştı.

"Türkiye dışında herhangi biri bu yargının bağımsız olduğuna inanabilir mi?"

Amor, İmamoğlu'na destek için geldiği İstanbul'da yaptığı ilk açıklamada Adalet Bakanı Akın Gürlek'i eleştirerek şu ifadeleri kullanmıştı:

"Bugün Ankara'da NATO Zirvesi düzenlenirken aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değildir. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değildir. Zaten burada bulunmamızın nedenlerinden biri de budur. Bugün Avrupa Parlamentosu ve Avrupa'daki Sosyal Demokrat aile adına dayanışmamızı göstermek ve Türkiye'de yargı bağımsızlığındaki gerilemenin hangi noktaya ulaştığını yerinde görmek istiyoruz."

Dava süreçlerine de değinen Amor, "Dakikalar önce Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasının gelecek yılın ilk günlerine ertelendiğini öğrendik. Aynı zamanda bugün üç farklı davada savunma yapmak zorunda bırakıldı ve bu davalardan bazılarının 9 Temmuz'a kadar sonuçlandırılması hedefleniyor. Gerçekten, Türkiye dışında herhangi biri bu yargının bağımsız olduğuna inanabilir mi? Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek'in atanmasının ne anlama geldiğini hepiniz biliyorsunuz. Akın Gürlek hiçbir demokratik reformun parçası olamaz. Çünkü Ekrem İmamoğlu'nun siyasi rekabetten uzaklaştırılması sürecinde siyasi bir araç olarak kullanıldı. AK Parti'nin seçimlerde başaramadığını yargıyı ve savcıları kullanarak gerçekleştirmeye çalıştılar" şeklinde konuşmuştu.

"Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz"

Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Amor'un bu eleştirilerine sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla yanıt vermişti. Gürlek, açıklamasında şu görüşlere yer vermişti:

"Türkiye Cumhuriyeti bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devletidir. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Ülkemizdeki yargı süreçlerinin uluslararası çevrelerce takip edilmesi, Türkiye’nin demokratik olgunluğunun ve şeffaflığının bir göstergesidir. Buna karşılık devam eden yargılamalar hakkında mahkeme kapılarında hüküm verircesine açıklamalar yapılması, Türk yargısını hedef alan ve yargı süreçlerini siyasi baskı altına almaya çalışan kabul edilemez bir tutumdur."

Bakan Gürlek, Türkiye'nin yargı süreçlerinin dış müdahalelere kapalı olduğunu vurgulayarak, "Türkiye’nin yargı süreçleri; yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına, ideolojik beklentilerine veya lobi faaliyetlerine göre değil; Anayasa’ya, kanunlara, dosyadaki delillere ve bağımsız mahkemelerin takdirine göre ilerler. Buradan açıkça ifade ediyorum: Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; vesayet odaklarına, darbe heveslilerine, terör örgütlerine ve dışarıdan demokrasi dersi vermeye çalışan çevrelere karşı millî iradesini koruyarak bugünlere gelmiştir. Türkiye, kendi hukukunu işletecek kudrete, demokrasisini koruyacak iradeye ve geleceğini tayin edecek egemenliğe sahip büyük bir devlettir. Millî irademizi, yargı teşkilatımızı ve hukuk devletimizi hedef alan hiçbir siyasi ajandaya geçit vermeyeceğiz." demişti.

İLGİLİ HABERLER