AK Parti'nin 25 yıllık demokrasi sınavı: Vesayetten küresel liderliğe uzanan yolculuk

AK Parti'nin çeyrek asırlık siyasi serüvenini değerlendiren Dr. Mehmet Kasapoğlu, Türkiye'nin geçmişteki engelleri aşarak bugün küresel bir güç olma vizyonuna ulaştığını vurguladı.

Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, partisinin 25. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin demokrasi tarihinde yaşanan zihniyet devrimine dikkat çekti. Geçmişte vesayet odakları ve siyasi krizlerle boğuşan bir yapının, bugün kendi geleceğini sivil iradeyle tayin eden bir konuma geldiğini belirten Kasapoğlu, 14 Ağustos 2001 tarihinin toplumsal özgüvenin yeniden yeşerdiği bir milat olduğunu ifade etti.

Demokrasi yolunda verilen zorlu mücadelelere değinen Kasapoğlu, bu süreci "ateşten bir gömlek" giymeye benzeterek, karşılaşılan antidemokratik müdahalelerin milletin kararlılığıyla bertaraf edildiğini dile getirdi.

Ateşten gömlek giyilen bir demokrasi mücadelesi

Kasapoğlu, AK Parti'nin iktidar süreci boyunca karşılaştığı kapatma davaları, muhtıralar ve darbe girişimleri gibi yapısal engellerin, demokrasiyi sadece seçim gününe indirgeyen bir anlayıştan, kapsayıcı bir toplumsal çatıya dönüştürdüğünü savundu. Siyasetin sadece seçim takvimlerine hapsedilmemesi gerektiğini belirten Kasapoğlu, başarının anahtarının vizyoner bir bakış açısı olduğunu vurguladı.

Savunma sanayii, ulaşım ve yerli teknoloji hamlelerinin, sadece fiziksel birer yatırım değil, aynı zamanda vatandaşın zihnindeki "yapamayız" algısını yıkan birer özgüven devrimi olduğunu kaydeden Kasapoğlu, Türkiye'nin bugün kendi teknolojisini üreten bir ülke haline geldiğini belirtti.

Terörsüz Türkiye hedefi ve toplumsal bütünleşme

Açıklamasının sonunda terörle mücadele konusuna özel bir parantez açan Kasapoğlu, Türkiye'nin önündeki en büyük stratejik hedefin "Terörsüz Türkiye" olduğunu yineledi. Gazi Meclis çatısı altında kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun teklifinin, devlet aklı ile millet iradesinin birleştiği tarihi bir adım olduğunu belirten Kasapoğlu, bu yasal düzenlemenin Türkiye'nin iç cephesini güçlendirdiğini ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılına "Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla girmeyi sağlayacak ana sütunlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER