Doğal afetlerin sıklığının artmasıyla birlikte, kriz anlarında kurumlar arası iletişimin ne kadar kritik olduğu bir kez daha gözler önüne serildi. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) bünyesindeki uzmanlar, bu zorlu süreçleri daha yönetilebilir kılmak adına TÜBİTAK destekli, yenilikçi bir afet iletişim modeli tasarladı. İki yıllık titiz bir çalışmanın ürünü olan bu proje, sahadaki müdahale hızını artırmayı ve teknolojik altyapıyı güçlendirmeyi temel alıyor.

Çalışma kapsamında Adıyaman'dan İzmir'e kadar afet tecrübesi olan yedi farklı şehirde 100'ü aşkın kurum temsilcisiyle birebir görüşmeler yapıldı. Uzmanlar, bu süreçte 530 binden fazla haber metnini makine öğrenmesi algoritmalarıyla inceleyerek afet iletişimindeki eksiklikleri haritalandırdı. Bu akademik çalışma, İngiltere'deki uluslararası bir konferansta "En İyi Çalışma Tebliği" ödülüne layık görülerek başarısını tescilledi.

Teknoloji ve saha deneyimi birleşiyor
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, GSM şebekelerinin devre dışı kaldığı senaryolar için yedek haberleşme ağlarının kurulmasını önermesi. Ayrıca, kurumların afet anını güvenli bir ortamda prova edebilmeleri için sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) tabanlı simülasyonlar geliştirildi. İEÜ'lü akademisyenler, klasik tatbikatların ötesine geçerek saha personelinin teknolojik yetkinliğini artırmayı ve kurumlar arası iletişimi afet öncesinde kurumsallaştırmayı hedefliyor.
Proje yürütücüsü Prof. Dr. Ebru Uzunoğlu, Türkiye’nin afetle mücadele konusunda deneyimli bir ülke olduğunu ancak çok boyutlu bir yaklaşımla bu sürecin daha sürdürülebilir hale getirilebileceğini vurguladı. AFAD ile sonuçların paylaşılacağını belirten ekip, geliştirdikleri bu disiplinlerarası modeli gelecekte sağlık krizleri ve pandemiler gibi farklı acil durum senaryolarına da uyarlamayı planlıyor. İEÜ'lü uzmanlar, bu modelin afetlere karşı toplumsal direnci önemli ölçüde artıracağı görüşünde birleşiyor.