A. Pelda Tokan

A. Pelda Tokan

Beslenme Uzmanı

RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENMENİN DOĞRULARI VE YANLIŞLARI

01 Mayıs 2020 - 19:03 - Güncelleme: 01 Mayıs 2020 - 19:39

Beslenme alışkanlıklarımız dönem dönem farklılıklar gösterebilir. Hayatımızdaki rutinlerin değişmesi dışında Ramazan ayı da beslenme alışkanlıklarımız açısından radikal değişikliklere neden olur. Oruç tutmanın insan organizmasına zarar vermemesi adına yeterli ve dengeli beslenmek büyük önem taşır. Son yıllarda Ramazan ayının yaz aylarına denk gelmesiyle beraber açlık süresi de uzamış oluyor. Bu sebepten ötürü iftar ve sahurda tüketilen besin miktarı da artabiliyor ve doğru besin tercihi yapmak zorlaşabiliyor. Yanlış besin tercihi ve besin tüketiminin artması sağlık sorunları için zemin oluşturmuş oluyor. Açlık süresinin uzun olması , ara öğün yapılmaması , öğün sayısının ikiye düşmesi metabolizma hızını olumsuz etkiler. Dolayısıyla kilo kontrolü zorlaşır. Kilo kontrolü sağlanmadığında oluşabilecek sağlık sorunları (insülin direnci, diyabetes mellitus, hipertansiyon vb.) da unutulmamalı. Sahur ve iftar öğünleri dört öğüne bölünerek doğru besinler tercih edilirse bu durumun önüne geçilebilir.

Uzun süre açlık sonucu kan şekeri çok düşer. Dolayısıyla fazla miktarda yemek yeme ihtiyacı doğar. Bu durumda çok hızlı ve fazla miktarlarda besin tüketilmiş olur. Sağlıklı beslenme ve sağlığın korunması konusunda en ciddi yanlış budur. İnsan beyninde  bulunan hipotalamusun ventromediyal denilen bölgesi, doyma merkezi olarak adlandırılıyor. Ventromediyal bölgenin uyarılmasıyla tokluk hissi oluşur. Bu uyarılma 15-20 dakikada gerçekleşir. Dolayısıyla iftarda yavaş yemek oldukça önem kazanır. Aksi takdirde tokluk hissi oluşmasına zaman kalmaz, fazla miktarda besin tüketilmiş olur. Bu da alınması gereken kaloriden daha fazla kalori ve besin öğesi alınmasına sebep olur.


DOĞRULAR

Sahur , iftar başlangıç , iftar ve ara öğün şeklinde olmak üzere 4 öğün beslenilmeli.

Öğünlerde her besin grubundan besinlere yer vererek yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamak. 

En az 2 porsiyon sebze ve 1 porsiyon meyve tüketilmeli.

İftarda da sahurda da protein içerikli besinlere (yumurta, et, balık, tavuk, yoğurt, süt, kurubaklagiller vb.) yer verilmeli.

Susama hissi duyulması beklenmeden iftar ve sahur arasında sık sık su içilmeli.

İçmeniz gereken su miktarı kilonuz ile 30 sayısının çarpımı sonucu hesaplanır. Örneğin,  60 kg biri için tüketmesi gereken su miktarı ; 60 × 30 = 1800ml‘dir.


YANLIŞLAR

Ölçüsüz pide ve hurma tüketmek.

Tek bir besin grubuna yer vermek.

Hızlı yemek.

İftarı iki öğüne ayırmamak.

Kızartma yöntemi ile pişirilen besinler ve hamur işleri tüketmek.

Çok tuzlu besinler (turşu, tulum peynir, zeytin, sosis vb.) tüketmek.

Haftada birden fazla tatlı ve dondurma tüketmek.

Gazlı ve asitli içecekler tercih etmek.

Özet olarak; hayatımızın rutini değişse bile ve bazı ritüellerimizi yerine getirmek zorunda olduğumuz dönemler olsa bile küçük öneriler ve değişikliklerle yeterli ve dengeli beslenme sağlanabiliyor. Böylece sağlığımızı koruyup kronik hastalıkların önüne geçmemiz de mümkün olmuş oluyor.


Beslenme Uzmanı
A. Pelda Tokan

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar