A. Pelda Tokan

A. Pelda Tokan

Beslenme Uzmanı

Koronavirüs (Covid-19) Hakkında Beslenme Önerileri

05 Ekim 2020 - 14:15 - Güncelleme: 05 Ekim 2020 - 14:35

Bağışıklık ( İmmün ) Sistemi ve Beslenme

Bağışıklık sistemimiz viral enfeksiyonlar karşısında en etkili savunma araçlarımızdan biridir. Hepimizin vücudunda iki tür bağışıklık fonksiyonu bulunur. Bunlardan ilki olan doğal bağışıklık hastalıkların vücuda girmesini engellerken, diğeri, yani adaptif bağışıklığımız vücudumuza giren virüs ve bakteriler gibi patojenleri ortadan kaldırır ya da yayılmasını önler.

Bununla birlikte, vücudun bağışıklığını artırmak düşünüldüğü kadar basit değildir. Bağışıklık sistemi hakkında araştırmacıların hala anlamaya çalıştığı birçok konu bulunuyor ancak bağışıklık sistemi ile beslenmenin yakından ilişkili olduğunu kesin olarak biliyoruz.

Bağışıklık sistemimizin büyük bir kısmı ; yaklaşık %70’i besin alımını ve vücutta kullanımını kontrol altında tutan bağırsak bölgesinde yer alır. Dolayısıyla sağlıklı bir yaşam tarzı edinmek ve sürdürebilmek için doğru vitamin, mineral ve besin öğelerinden oluşan dengeli bir beslenme tedavisi uygulanması elzemdir. Probiyotikler gastrointestinal sistemdeki bağışıklık sistemi güçlendirdiği gibi sistemik immün yanıt üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu da unutulmamalıdır.

 Bundan dolayı ideal besin alımını  içersinde probiyotik alımını da destekleyen sağlıklı ve dengeli beslenmeye odaklanmamız gerekir.

 

Genel Beslenme Önerileri

Dünya Sağlık Örgütü’nün artık pandemi olarak kabul ettiği koronovirüs hastalığı (Covid-19) ülkemizde de önemli bir halk sağlığı tehdidi oluşturmaktadır. Koronavirüsün bulaşmasını tek başına engelleyebilecek veya tedavi edebilecek herhangi bir gıda olmasa da; sağlıklı ve dengeli beslenmenin, fiziksel aktivite ve düzenli uyku ile beraber bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır. Sağlıklı beslenme, koronavirüs pandemisi kapsamında  değerlendirildiğinde sağlıklı bireylere yönelik öneriler aşağıdaki gibidir;

 

1.Karantina Uygulamalarında Sağlıklı Beslenme Önemlidir 

 

Covid-19 ile ilgili en önemli uygulama her türlü temasın minimuma indirildiği sosyal izolasyon olduğu için, birçok küresel sağlık kuruluşu herkese olası karantina uygulamalarını da kapsayacak şekilde en az iki haftalık ilaç ve gıda bulundurulmasını önermektedir. Alınacak gıdaların olabildiğince besin değeri yüksek, raf ömrü uzun ve dayanıklı olması önemlidir. Bu zor dönemi olabildiğince rahat atlatmak için seçilecek besinlerin protein, lif, vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin olması dengeli beslenme yönünden büyük önem taşımaktadır.

 

2.Sebze ve Meyve Tüketimi Ön Planda Tutulmalıdır 

 

Dayanıklı gıda dendiğinde akla hemen gelmese de; günlük yeterli sebze ve meyve tüketimi her gün her öğünde sağlanmalıdır. Sağlık Bakanlığı’nın girişimiyle Beslenme ve Diyetetik bölümlerinden uzman hocalarımızın hazırladığı Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nin önerileri bu konuda en güncel kaynaktır. Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nde önerilen Sağlıklı Yemek Tabağı’na göre her ana öğünde tabağın bir çeyreği sebzelerden, diğer çeyreği tam tahıl ürünlerinden ve kalan yarısının eşit üç parça halinde meyvelerden, yüksek proteinli gıdalardan (kurubaklagiller, et, yumurta, balık, tavuk, yağlı tohumlar, vb.) ve süt ürünlerinden (süt, yoğurt, ayran, peynir vb.) gelmesi önerilmektedir (Şekil 1). Bunların yanı sıra yeterli su tüketiminin sağlanması ve günlük beslenmede zeytinyağı kullanılması önerilmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda  yiyecek alışverişlerinde sebze ve meyveye ağırlık verilmelidir. Taze sebze ve meyvenin bir bölümünün daha sonra tüketilmeye ve/veya pişirilmeye uygun miktarlarda dondurularak saklanması da evden uzun süre çıkılamayan durumlarda sağlıklı beslenmenin sürekliliğinin sağlanabilmesi için gereklidir.

 

3.Mevsime Uygun ve Dayanıklı Sebze ve Meyveler Tercih Edilmelidir

 

Şu an bulunduğumuz mevsimi ele alırsak uzun süre dayanabilecek sebzelere karnabahar, lahana, kabak, brokoli, biber, turp, havuç, patates; meyvelere ise elma, portakal, greyfurt, mandalina, olgun olmayan muz örnek verilebilir. Özellikle narenciye grubu meyveler bağışıklık sistemini destekleyici C vitamininden zengin olduğu için bu meyvelerin tüketimine ağırlık verilmeli, mümkünse yemeklere taze limon sıkılmalıdır. Dayanıklı sebzelerin raf ömrünü uzatmak için yıkanmadan ve kesilmeden buzdolabında saklanmaları gerekmektedir. Bunlara ek olarak kuru meyve, kuru bamya, patlıcan, biber, domates gibi gıdalar da raf ömrü uzun; lif ve mineral kaynağı gıdalar olduğu için evde bulundurulmak faydalı olacaktır.

 

4.Kuru Baklagiller Her Gün Tüketilebilir 

 

Dayanıklı ve besin değeri yüksek bir protein kaynağı alternatifi olarak kuru baklagillere yer verilebilir. Yeşil, kırmızı mercimek, nohut, fasulye çeşitleri, barbunya, vb. gıdalar her gün tüketilebilirler. Pişirme süresi uzun olabileceğinden önceden büyük miktarlarda haşlanıp daha sonra hızlı pişirilebilecek şekilde buzlukta saklanması kuru baklagillerin tüketimini kolaylaştıracaktır. 

 

5.Haftada İki Kere Balık Tüketimi Önemlidir 

 

Haftada en az iki kez tüketilmesi önerilen balığın tazesinin bulunamadığı durumlarda donmuş veya konserve ton balığı alternatiflerinin karantina durumlarına karşı evde bulundurulması önerilebilir. Zengin protein kaynakları olan kırmızı et ve kümes hayvanlarının etlerine kıyasla balık, daha fazla yağ içermesine rağmen genel olarak aynı miktardaki kırmızı ve beyaz etlerden daha az enerjiye sahip olduğu için de tüketiminin artırılması gereken yiyeceklerdendir.

 

6.Kaliteli Hayvansal Protein Tüketimine Yönelik Tavsiyeler 

 

Yumurta ve peynir çeşitleri de uygun koşullarda muhafaza edildiğinde uzun süre dayanabilen kaliteli hayvansal protein içeren gıdalardır. Hastalıklara sebebiyet veren virüs ve bakterilere karşı vücudun önemli savunma mekanizmalarından olan antikorların görevlerini yerine getirebilmeleri için her gün yeterli protein alınması gerekmektedir. Bunlara ek olarak probiyotik takviyeli yoğurt ve kefir gibi ürünlerde bulunan faydalı mikroorganizmalar da bağışıklık sistemini destekleyici etkide bulunabildikleri için özellikle bu dönemde sevenlerce tüketilebilir.

 

7.Tüketimi Sınırlandırılması Gereken Yiyecek ve İçecekler 

 

Bu dönemde tüketimi sınırlandırılması gereken yiyecek ve içecekler; kan şekerini hızla yükselten şeker ve şekerli yiyecek ve içecekler, beyaz ekmek de dâhil hamur işi ürünler, işlenmiş et ürünleri (salam, sosis, sucuk vb.), aşırı tuz içeren besinlerdir (hazır soslar, tavuk/et suyu tabletler, cips gibi tuzlu ürünler, patlamış mısır, tuzlu kurabiyeler, vb.). Enerji içeriği yüksek alkollü içeceklerin de vitamin, mineral emilimini olumsuz etkileyebildiği ve uyku problemlerine yola açabildiği için tüketimi mümkün olduğunca sınırlı olmalıdır. Alkol tüketiminin koronovirüs enfeksiyonunu önlediğine dair herhangi bir kanıt bulunmadığı gibi, içinde etil alkol yerine metil alkol bulunan sahte içkiler de çok ciddi zehirlenmelere yol açabilmektedir.

 

8.Yemek Hazırlarken Temizlik ve İyi Pişirmek Önemlidir

 

 Koronavirüsün besinlerle bulaştığıyla ilgili bir bulgu olmasa da gıda hazırlama süreçlerinde temizliğin en üst düzeyde sağlanması, et ürünleri başta olmak üzere; pişen tüm yiyeceklerin yüksek iç sıcaklığa erişmesi yani iyi pişirilmesi oldukça önemlidir.

 

9.Günlük Yeterli Vitamin ve Mineral Alımı Sağlanmalıdır

 

Son olarak; yeterli vitamin ve mineral tüketiminin sebze, meyve, tam tahıl ve yağlı tohumlar gibi yiyeceklerle sağlanması esas tercih edilecek yol olsa da; Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi’nde önerilen “Sağlıklı Yemek Tabağı”na göre beslen(e)meyen kişilerin günlük vitamin ve mineral takviyesi almaları da bu özel geçici dönemde bir alternatif olarak önerilebilir. 

 

Sağlık Çalışanları İçin Beslenme Önerileri

1. Sağlık personelinin bağışıklığını geliştirmek için besleyici bir diyet tedavisi sağlanmalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılabilecek en önemli girişim yeterli ve dengeli beslenmenin her gün ve her öğün sağlanmasıdır.

2. Sağlık çalışanlarının koronavirüs pandemisinin ülkemizde önemli bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğu bu dönemde sebze ve meyve tüketimine özellikle dikkat etmelidirler.

3. Sağlık çalışanlarının iyi beslenmesinin sağlanması, gerektiğinde vitamin-mineral takviyesi, probiyotik ve prebiyotikler gibi besin destekleri alarak görevlerine devamın sürdürülebilirliğini sağlamaları gerekmektedir.

4. Sağlık personelinin mümkün olduğunca çoğunluk oluşturmamaya gayret etmesi, toplantılar için olabildiğince dijital platformları kullanmaları gerekmektedir.

 

Şekil 1 : Sağlıklı Yemek Tabağı Görseli

 

 

Kaynaklar:

  1. Bakanlığı TS. Türkiye'ye Özgü Besin ve Beslenme Rehberi. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü. 2015:96. 
  2. Zhejiang Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin COVID-19 Önleme Ve Tedavi El Kitabı; https://www.medimagazin.com.tr/templates/default/ckfinder/userfiles/files/pdf/covidelkitabi.pdf
  3. Karkan, M., Elmacıoğlu, M., Nazlıkul, H. (2016) Probiyotikler – prebiyotikler ve bağışıklık sistemi. Bilimsel Tamamlayıcı Tıp, Regülasyon ve Nöralterapi Dergisi, 10(1):24-25
  4. Insel PM. Discovering nutrition. Jones & Bartlett Publishers; 2013.
  5. Dünya Sağlık Örgütü resmi websitesi: https://www.who.int/emergencies/diseases/novel-coronavirus-2019

YORUMLAR

  • 3 Yorum

Son Yazılar