Olaylı kongrenin galibi Taş

Rıfat Nalbantoğlu, CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ve CHP Buca İlçe Başkanı Kasım Akdağ’ın desteklediği Ali Hıdır Uludağ ile İzmir Milletvekili Atila Sertel ve Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın desteklediği CHP İl Sekreteri Hacer Taş, yarıştı.

29 Aralık 2019 - 21:09

 417 delegesi bulunan Buca’da 412 delege oy kullandı ve 409 oy geçerli sayıldı. Hacer Taş 206’ya 199 seçimi kazandı. 
Buca’da gerçekleşen ilçe kongresi tüm gün bir gerginliğe sahne oldu. Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ile CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel’in desteklediği Hacer Taş, rakibi Ali Hıdır Uludağ’ı mağlup ederek, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Seçimi kazanan Hacer Taş, Bu seçimin kazanı kaybedeni olmadığını kazananın CHP olduğunu ifade etti. Taş, “Ali Hıdır benim kardeşim aramızda neredeyse fark yok. Demek ki herkes bizim beraber yol yürümemizi istiyor. Bu atkıları boynumuzdan çıkararak salondan el ele kol kola çıkalım. Seçim bitmiştir. Yürüyecek çok yolumuz, yapacak çok işimiz var” dedi.

Buca Şirinyer Düğün Salonu’nda gerçekleşecek olan ilçe kongresinde, düğün salonu CHP bayrakları ile süslendi. Hacer Taş’ın afişlerinde ‘Seninleyiz Kılıçdaroğlu, Devrim ve Değişimin Rengi Kırmızı, Söz karar, yetki örgütündür, Görev sırası kadınlarda’ sloganları yer aldı. Ali Hıdır Uludağ’ın afişlerinde ise ‘Buca’nın birleştirici gücü, Hep birlikte Buca için, Halktan biri halkın adayı ve Güzel günler için Av Ali Hıdır Uludağ, sloganları yer aldı. 
Öte yandan Ali Hıdır Uludağ’ın destekçilerinin mavi atkı, Hacer Taş destekçilerinin ise kırmızı atkı takması dikkatlerden kaçmadı.

Ali Hıdır Uludağ’ın ardından salona Hacer Taş, giriş yaptı. Taş’ı destekçileri kırmızı atkılarla karşıladı. Taş’ın girişiyle salonda büyük bir coşku hakim oldu. Atkıları sallayarak, CHP’nin sloganı haline gelen ‘Bir Islık da Sen Çal’ şarkısını söylediler. Taş’ın ekibi salonda bulunan herkese kırmızı karanfil dağıttı. 
Kongrenin Divan Başkanı ise eski Milletvekili Ahmet Ersin olacak.

SOKAKTAKİ İNSANIN BİZİM ÜLKEYİ YÖNETEBİLECEĞİMİZE İNANMASI LAZIM’
Kongreye CHP İzmir İl başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, İl Disiplin Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Yıldız, Buca belediye eski Başkanı Ercan Tatı, Güzelbahçe İlçe Başkanı Çağlayan Bilgen, Bayraklı İlçe eski Başkanı Cemalettin Alper, Çiğli İlçe Başkanı Mert Özcan katıldı. 
Kongrenin açılış konuşmasını yapan CHP Buca İlçe Başkanı Kasım Akdağ, kongrede herkese hoşgörü, sükûnet çağrısında bulundu. Akdağ, “Buca kongremiz ve tüm kongrelerimiz CHP iktidarına ülkenin bu kadar ihtiyacı varken büyük bir anlam taşımaktadır. Kongrede sizin teveccühünüz ile hangi arkadaşımız kazanırsa kazansın onun arkasında durarak partimizi iktidara taşımalıyız. Kongrede barış, hoşgörü göstermeli ve görüşlerimizi bildirmeliyiz. Türkiye’nin bize ihtiyacı var. Bizim çok büyük bir sorumluluğumuz var;  bu ülkeyi krizden kurtarmak için bizim büyük bir görevimiz var. Bu kongre salonundan çıkarken bir tek şeye ihtiyacımız var; hepimiz el ele kol kola çıkmalıyız. Sokaktaki insanların bizim barışa, kendi iç meselelerimizi aştığımıza ve ülkeyi yönetebileceğimize inandırmamız lazım. Sizden ricam salında daha hoşgörülü, saygılı ve sabırlı davranmanızdır” diye konuştu.

Buca kongresinde merdiven tartışması
Buca Kongresi’nde İl Başkanı Deniz Yücel konuşmasına başladığı anlarda, iki aday taraftarları arasında merdiven tartışması yaşandı.  Düğün Salonu’ndaki merdivenlerde Hacer Taş’ı taraftarlarının yer almasına kızan Ali Hıdır Uludağ taraftarları arasında sözlü tartışma çıktı
Buca Şirinyer Düğün Salonu içerisinde parti bayraklarıyla donatılarak kapatılan merdiven, Hacer Taş ve Ali Hıdır Uludağ destekçileri arasında paylaşılamadı. Merdiven tartışması CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in konuşmaya başladığı sırada gerçekleşti.

Gerilen kongre ortamına ilk müdahaleyi divan başkanı Ahmet Ersin yaptı. Divan Başkanı Ersin’in konuşmasına rağmen devam eden tartışmaya mevcut İlçe Başkanı Kasım Akdağ şu sözlerle müdahale etti:
“İl Başkanı İzmir’de Genel Başkanı temsil eder! Onun konuşması sırasında bu şekilde bir davranışı saygısızlık olarak algılıyorum. Lütfen herkes yerine otursun.”

Mevcut Başkan Kasım Akdağ’ın konuşmasının ardından devreye giren İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, sessizlik sağlanana kadar konuşmama devam etmeyeceğim diyerek şunları ifade etti:
“Hangi konuda anlaşamıyorsunuz? Neyi alıp veremiyorsunuz? Açıkçası anlamış değilim!
Arkadaşlar biz böyle mi iktidar olacağız? İktidara böyle mi yürüyeceğiz? Bu ülkeyi böyle mi yöneteceğiz? Herkes öz eleştirisi yapsın!”

‘HER İKİ ADAYIMIZ DA KENDİ ÇIKARLARI İÇİN DEĞİL PARTİ ÇIKARLARI İÇİN ÇALIŞACAK KİŞİLERDİR’
CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Buca’da gerçekleşen kongrede kazanan ya da kaybedenin olmadığına vurgu yaparak, kazanın CHP olduğunu ifade etti. Yücel, “Bugün CHP’yi iktidara taşıyacak olan kadroları seçmek için buradayız. Delegelerimiz mahalle seçimlerinde sandığa giderek iradelerini sandığa yansıttılar. Bugün burada bir birinden değerli ve aldıkları görevi; namuslarıyla, onurlarıyla, şerefleriyle, kendi kişisel çıkarı için değil parti için yapacak iki aday var. Bugün burada bir kazanan olmayacak kazanan CHP olacak. Buca’da zor bir süreç yaşadık; 31 Mart yerel seçimlerinde de zor bir süreç yaşadık.  Buca’da da zor bir süreç yaşadık. Ancak tüm yaşananlara rağmen Buca’da bir başarı var. Yüze 49,5 gibi bir oy oranı ile kazandık. Bu başarı için  İlçe Başkanımız Sayın Kasım Akdağ ve yönetimine, gençlik ve kadın kollarımıza. O dönem görevde olan Meclis üyeleri, ve belediye başkanı  Levent Prişitina’ya, Sayın Erhan Kılıç’a ve Buca örgütünün onurlu, şeref üyelerine teşekkür ediyor” diye konuştu. 


‘YÜCEL’DEN ERDOĞAN’A SENİN NEREN MİLLİ ÇIKIŞI’
Yandaş medyanın ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Millet İttifakı’nı bozmak için çalıştığını ileri süren Yücel, “ Yandaş medya ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Millet İttifakı’nı bozmak için fırsat kolluyor. Çünkü Millet İttifakı gümbür gümbür geliyor.  AK Parti  Genel Başkanı  Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan dönüşü diyor ki ‘ittifakların fakirleşmesi ve zenginleşmesi doğaladır ama Millet İttifakı’nın  zayıflaması, bölünmesi çok önemli. Barış Pınarı Harekatı varken, Mehmetçik sınır ötesi bir operasyondayken Cumhurbaşkanın derdi Millet İttifakı. Bugün Türkiye’de 8 milyon işsiz, 500 bin atanamayan öğretmen, 1,5 milyon EYT’li var. Asgari ücrete 324 lira oldu ve utanmadan jest yapacağız diyor.  Böyle bir anlayış Türkiye’yi yönetiyor . Tek derdi Millet ittifakı. Libya’ya asker göndertiyoruz neden gönderiyoruz? Komşumuz mu? İç savaş var orada Erdoğan’ın iç politikaya bir malzeme yaratama, gündemi değiştirmek için, ekonomiyi unutmak için Libya’ya  asker göndermekte hangi ulusal çıkar var? Diyor ki her şeyin yerli ve millisini yaptık. Size sormazlar mı neren yerli ve milli. Şeker Fabrikasın, Tank Palet Fabrikasını satın, peşkeş çekti. Kanal İstanbul Projesi için kendinizi yırtıyorsunuz. Sana sormazlar mı neren milli neren yerli? Çocuklarımızın yatağa aç germediği; gençlerimizin, gazetecilerin, akademisyenlerin düşüncelerini özgürce açıkladı, hapse atılmadı bir ülke yaratamaya çalışmalıyız. Biz kendi içimizde kavga etmeden insana insan için olduğu için değer veren umudu, sevgiyi, barılı ve umudu tüm Türkiye’ye yaymalıyız. Onlara bizi bölme fırsatını asla ve asla vermeyeceğiz. Kongremizin herkese hayırlı olmasını diliyor ve her iki aday arkadaşımıza da başarılar diliyorum” dedi.

KANİ BEKO DA KONUŞMAKTA ZORLANDI
Kani Beko’da partilileri ‘düzeni bozmak zorunda mısınız’? diyerek konuşmakta zorlandığını belirtti. Salonda sessizliğin sağlanamaması nedeniyle konuşmasını erken bitirdi. Kongre salonunda kesilmeyen uğultuda şunları söyledi; Sevgili mücadele arkadaşlarım. CHP’nin kalbinin attığı yer. Buca’mıza hayırlı olmasını diliyorum. Bir aydan bu yana TBMM’de bütçe görüşmelerini yaptık. Her zaman olduğu gibi 1,1 trilyonluk görüşmeler sonunda RYT en büyük pastasını aldı saraya götürdü. Az önce il başkanımız da ifade etti. 500 bine yakın öğretmen atama bekliyor. Bunların yüze yakını intihar etti. 8 buçuk milyon işsiz varken, işçi ve köylünün bankalara 18 milyar borcu varken, Erdoğan bütçeden 14 milyar pay aldı. Bütçe çiftçiye, işsize, köylüye yer yok. Sarayın bütçesi olduğu için hayır dedik hayır dedik hayır dedik. Ben aslında sendikacıyım, hala siyasete alışmaya çalışıyorum. Hayatım işçi haklarını korumakla geçti. 150 bine yakın kamu çalışanı ihraç edildi. 3 bin işçi arkadaşlarımız haklarını alamadan ihraç edildi. Kahrolsun faşist diktatörlük. Yaşasın eşitlik, kardeşlik ve demokrasi. Bir tünelin içindeyiz. Yolun sonu iktidar” dedi.

BAYIR: BU SALONDAN TEK PARÇA OLARAK ÇIKMAK ZORUNDASINIZ’
Gürültüden dolayı olaya tepki gösteren CHP İzmir Milletvekili Tacettin  Bayır, öte yandan da partililere seslenerek; buraya desteklediğiniz adayın atkısı ile gelmişsiniz ancak, seçim bittikten sonra bu salondan tek parça olarak çıkmak zorundayız diyerek seslendi. Bayır, “Zaman çok çabuk geçiyor. 9 sene önce il başkanı olarak seslendiğimde de aynı uğultu vardı. 8 sene önce belediye başkanımızdan Buca’ya yakışır bir kongre salonunu rica etmiştim. Yeni Belediye Başkanımız da burada kendisinden düzgün bir salon yapılmasını talep ediyorum. Ben bugün burada  divan başkanı olsam kırıcı olurdum. Ben de sizin aranızdan çıkmış, ön seçimden ikicin çıkmış, üç dönemdir milletvekilliği yaparak size layık olmaya çalışan biriyim. Sizin bizden istediklerinizi ancak burada çözebiliriz. Salondaki kadar dışarıda da kalabalık var. Konuşan arkadaşa saygılı olmak zorundayız. 4,5 yılda 30’dan fazla ilde görevli olarak çalıştım. 37 yıldır çapa yapan bir kardeşiniz olarak CHP’yi iktidara bu kadar yakın görmemiştik. Elimizi uzatsak elma ağacından meyveyi koparacak kadar yakınız iktidara. Ancak rakibimiz yine biziz. Kenetlenmeyi unutuyoruz. Delege seçimlerinde başlayan ilçe kongrelerinde devam eden bir ayrışmaya gidiyoruz. Salonda iki renk atkı görüyorum. Mavi ve kırmızı var. Ama bu salondan tek atkıyla çıkacaksınız CHP atkısıyla. Bu salondansa CHP atkısıyla çıkmazsanız iktidar olamayız. İzmir’de 250 bin işsiz var, 100 bini üniversite mezunu. Bütün belediye çalışanlarını kapıya koysanız bile problem çözülmüyor. İş imkanını belediye kapısında aramamalıyız. Kamu da ve özel sektörde işe sokmalıyız çocuklarımızı. Atatürkçü olduğu için mülakatlarda eleniyorlar. Evlatlarımızın yüzünü güldürmemiz lazım. Baba beni belediyeye sok dediği zaman başımız öne düşmemeli. Ama abartmamız gerekiyor iş meselesini. CHP’de delegelik iş bulmak için yapılan bir şey değildir. Çocuğuna iş bulmak için o kullanıyorsa bu CHP’lilik değildir. CHP delegesi elini vicdanına koyarak oyunu kullanır. Biz pırıl pırıl bu iki adayın da başarılı olacağına inanıyoruz. Hangisi daha başarılı olacak onun için seçim yapıyoruz. Herkesin gönlünde bir aslan yatar, benim gönlümde yatan aslanı ne Buca Belediye Başkanı ne de Büyükşehir Belediye başkanı etkileyemez. Delege sistemi insanları ayrıştırıyor. Bana göre il başkanını, belediye başkanını ve milletvekilini de bütün üyelerle seçmek gerek. 140 bin üyesi olan CHP İzmir örgütü kuruluşunda ve İzmir’in kurtuluşunda çelenk koymaya 140 kişi geliyor. Nasıl emek bu, nasıl particilik bu. CHP’li olmak zor iştir. Aç kalmak ister, uykusuz olmak ister. Ben 37 yıldır iktidar için koşuyorsan, İstanbul seçimlerinde 40 gün Silivri’de yatıyorsam, kişisel kariyer planlamamı yapmıyorum. Ben CHP iktidarında sade bir üye olayım istiyorum. Hiç bir şey olmayayım ama sokakta başım dik gezeyim. Emeğimizi aldık diyeyim. Yine söylüyorum, bu salona iki parça halinde gelmişsiniz ama tek başınıza çıkmak zorundasınız. Biri birimizi sevelim kol kola olalım, bir birimizle onur guru duyalım. O neden delege oldu o neden yönetimde oldu diye sormak yerine. İktidara gelmek için partimize katkı koyalım” ifadelerini kullandı. 


PURÇU: İKTİDARA ÇOK YAKINIZ 40 YILDIR MİLLETVEKİLİ ÇIAKARAMADIĞIMIZ KASTAMONU, ADIYAMA’DAN, URFA’DAN MİLLETVEKİLİ ÇIKARDIK
CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, 2015’te ilk milletvekili olduğunda 38 CHP’nin milletvekili çıkaramamasına çok üzüldüğünü ve çalışmalar sonucunda da 40 yıl sonra Kastamonu’dan ve diğer illerden milletvekili çıkardıklarını iktidara çok yakın olduklarını dile getirdi. Purçu, “Sayın Genel Başkanımız ‘Antalya’ya kampa gidiyoruz’ dedi. İktidar olmak için kampa gidiyoruz dedi ve ben de hazırlık yaptım; bir baktım ki 38  ilde CHP yok, oy alamıyoruz.  Dedim ki ‘ben bu kampta konuşacağım.’ ‘Ne yapacağız, İlacımız nedir? Çalışacağız, öneri sunacağım’ dedim. Bir öneri sundum. Dedim ki ‘ben Türkiye’nin ilk roman kökenli milletvekili oldum.’ Ben bu partim için bir şey yapmak istiyorum. Bu ülkenin hançerlenmesine; kadın, demokrasi, çocuk haklarının ezilmesine dayanamam. Dedim ki; ‘Sayın Genel Başkanımız biz eskiden  Doğu’dan, Karadeniz’den oy alırdık, şimdi ise  alamıyoruz. Bir dahaki dönem beni Şırnak’tan, Şanlıurfa’dan, Kastamonu’dan aday çıkarın. Bazı arkadaşlarımız da bana Özcan ne işin var senin Urfa’da diye tepki gösterdi.10 gün sonra bize görev verildi  ve beni Kastamonu’ya gönderdiler ve ‘bir dahaki seferde eğer siz Kastamonu’dan milletvekili  çıkaramazsınız gelmeyin’ dediler. Gittik çalıştık; bize kızdınız bunlar neden İzmir’e gelmiyor diye,  ben fahri olarak görev yaptığım  Kastamonu’ya gittim,  biz geçtiğimiz seçimde 40 yıldır milletvekili çıkaramadığımız Kastamonu’dan milletvekili çıkardık. Adıyaman’dan, Urfa’dan milletvekili çıkardık. Biz iktidar olacağız arkadaşlar. Ama siz kim delege olacak diye düşünmeyi bırakın kim bakan olacak, müdür olacak diye düşünün biz iktidar olacağız. Çiftçi harap, ekonomi harap, çiftçi 135 milyar devletten alacaklı. İktidara çok ama çok yakınız” diye konuştu.

KILIÇ: İZMİR’İN STARI BUCA OLACAK
Ben buraya belediyecilik yapmak için geldim. Buca’yı yaşanabilir bir hale getireceğiz bundan kuşkunuz olmasın, diyerek sözlerine başlayan Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hacer Taş, Ali Hıdır Uludağ buradaki gençlik örgüt buradaki gençlik kolları bu partinin tüm neferleri bu partiye gönül vermiş çalışkan cefakar üyeleri… Belki de tarihte hiçbir zaman CHP iktidarına bu kadar yaklaşmadık. Bu aşamadan sonra kesinlikle ve kesinlikle ayrışmamamız lazım bu salondan çıktığımız zaman el ele kol kola çıkacağız. CHP de başka siyasi partilerde olduğu gibi atama olmaz. CHP’de ilçe başkanını seçer il başkanını seçer ve en önemlisi genel başkanı seçer bizde atama biat olmaz. Burada ilçe başkanımızı seçeceğiz ve hep beraber el ele kol kola Buca’da girilmedik sokak bırakmayacağız. 
Buca çok büyük bir ilçe, İzmir’in yükünü çekiyor ve buna rağmen Bucalı hak ettiği hizmeti alamadığını görüyoruz. Buna rağmen Buca Belediyesinin bütçesi gerçekten çok düşük biz iktidara geldiğimizden itibaren Buca Belediyesinin bütçesini nasıl arttırırız nasıl yükseltirizin röntgenini çektik. Buca Belediyesi artık sadece personel maaşını ödeyen bir belediye olmayacak. Buca Belediyesi en az yüzde 30 büyümeyle önümüzdeki yıl karşınıza çıkacağız. Buca belediyesi mali disiplinini sağlamış durumda. Yaklaşık 60 milyon borç ödedik… Bundan sonra Buca’yı yönetecek kadrolar sizlersiniz… İzmir’in starı Buca olacak. 5 yılda her yıl bütçeyi arttıracağız. 
Özellikle 500 bin kişilik bir kentte 250 bin TL bütçeyle bu işi yürütmek çok zor. Buca’nın 6 ay içerisinde trafik sorunu kalmayacak. Belki önümüzdeki iki yıllık süreçte yetişmeye bilir ama Buca’ya İzmir’in en büyük kongre ve kültür merkezini kazandıracağız.
Ben burada şunu söylüyorum ben buraya belediyecilik yapmak için geldim. Buca’yı yaşanabilir bir hale getireceğiz bundan kuşkunuz olmasın. 
Şu anda iki adayımız var iki adayımızda birbirinden değerli adaylar. İkisi de partimize yıllardan beri hizmet vermiş yağmur çamur demeden Buca’da CHP bayrağını hala dalgalandıra biliyorsak bunda iki adayında katkısı var. İki adayımız da birbirinde değerli. Partimizde yağmur çamur demeden katkı koymuşlar. Buca’da CHP bayrağını sallandırabiliyorsak ikisinin de emeği vardır. Kim çıkarsa çıksın kol kola gireceğiz. CHP delegesi özgürdür, iradesine ipotek koydurmaz. Ben sizlere çok güveniyorum, hepinize bu süreçte başarılar diliyorum.”
KILIÇ’A PARTİLİDEN BÜYÜKŞEHİR ÇIKIŞI
Başkan Kılıç konuşmasını tamamlayıp yerine oturacağı anda protokol sırasının hemen arkasında oturan partili bir kadın Kılıç’a tepki gösterdi. "Sen Büyükşehir Belediye Başkanımıza haddini bildiremezsin" diyen partilinin tepkisi üzerine Başkan Kılıç yerine oturmayıp dışarı çıktı. Başkan Kılıç bir süre sonra yeniden salona döndü.

SERTEL: ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMDE ÖN SEÇİM OLMAZSA ADAY DEĞİLİM
CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Güzel günlerden geçiyoruz. Kongreler bizim için dayanışmamın, birliğin, eleştirinin ve öz eleştirinin yapıldığı, kongreden el ele çıkılan, parti emekçilerinin iktidara yürüyüşü için bir yarış. Buradan da bir kazanan çıkacak ama asıl kazanan CHP’nin birliği ve beraberliği olacaktır. Bizlere iktidar yolunu açan ve ilk seçimde iktidar olacağımızın müjdesini veren Sayın Kılıçdaroğlu’nun emeğini yadsımak mümkün değil. Beraber yürüdüğümüz hak hukuk yürüyüşünde binleri, on binleri,  sonra da milyonları birleştirdi. O yürüyüşten sonra 25 gün yürüdünüz de ne oldu diyenler var. Sonucun ne olduğunu Ankara’da İstanbul’da beraber yaşadık. İstanbul’da 14 bin farkı kabul etmeyen faşist iktidar 840 bin tokadını yüzüne yedi. Şu anda AK Parti’nin içinden bir ikiz çocuk doğuyor ve AK Parti paramparça oluyor. AK Partili milletvekillileri sürekli mecliste devamsızlık yapıyor. Bu da içlerindeki çözünmeyi bize gösteriyor. İlk seçimde iktidar olacağız. Sizin oylarız ile bir adayımız Buca’yı 2 yıl yönetecek. Ali Hıdır Uludağ’ı tanırım; duruşu ile partililiği ile iyi birisidir. Hacer Taş, benim kardeşim gibidir, mücadelesini de bilirim. Bayraklı kongresinde Pınar Susmuş’un seçilmesi sırasında çok açık ve net kadınların seçilmesi ve kadın adayların siyaset yapmasından çok mutlu olduğumu söylemiştim. İlk milletvekilliğimi koyduğum bu güzel ilçede önümüzdeki seçimlerde ön seçim olmazsa Vallahi de Billahi de aday değilim. Aday olursam örgüt benim yakama yapışsın. Delege ne söylerse doğru söyler; özgür iradeli delegasyon CV ile yönetilen değil; insanın insanca emek verdiği bir seçimi sizlere emanet ediyorum” diye konuştu.

KARAOĞLU: HACER TAŞ ERKEKLERDEN DAHA ERKEK!
CHP İl eski Yöneticisi Orhan Karaoğlu, kürsüye çıkarak, delegelere verilen iş sözlerini eleştirdi ve tepki gösterdi. Karaoğlu, “Size Büyükşehir’de, başka belediyede iş sözü verilmiş. Keşke oralarda işe alınsanız ama alınamazsınız bir iş sözüne bunu yapmayın.  Adamın karnı açsa siyaset yapamazsın.  KPSS sınavı ile mahkum ettiğin örgütünü delege sınavı ile terbiye edemezsin. Kadınların önü açılmalı. Onların eli tutulmalı, siyasal mücadelesinde yanında olmalıyız. Hacer Taş, Minnak bir kadın ama  yüreği mangal gibi. Buradaki erkeklerden daha erkek. Bana taraf ol,  dediniz oldum. Ben 30 yıllık CHP’liyim. Ali’nin de hakkını yiyemem Gezi olaylarında, Çocuk hakları merkezinde beraber 30 gün beraber çalıştık.  İkisi de bizim evladımız, yeter artık arkasından kimseyi vurmayın yeter ya. İşte iktidar, işte sevgi. Korkmayın yüzünüze söylenenden korkmayın, arkanızdan konuşanlardan korkun.
Bu sözler üzerine Ali Hıdır Uludağ destekçileri tarafından yuhalana Karaoğlu,  Burası Atatürk’ün kürsüsü siz burada kimseyi yuhalayamazsınız diyerek tepki gösterdi.

TAŞ İLE ULUDAĞ DESTEKÇİLERİ ARASINDA KAVGA!
Hacer Taş ile Ali Hıdır Uludağ destekçileri arasından sandalyeyi kirletme konusunda gerginlik yaşandı ve daha sonra da bu gerginlik karşılıklı küfürleşmeye dönüştü. Yaşanan bu durumun ardından CHP Buca mevcut İlçe Başkanı Kasım Akdağ, “Dostlarım, kardeşlerim burası kavga yeri değil, dostluk yeri biz asla kavga istemiyoruz” sözleri ile olaya müdahale etti. Ancak grubun sakinleşmemesi üzerine Hacer Taş, Ali Hıdır Uludağ ve Divan Başkanı Ahmet Ersin’de olaya müdahil oldu. 
 Divan Başkanı Ahmet Ersin;  “Arkadaşlar buraya kavgaya gelmedik  u kongre biter yarın burada yine el ele kol kola yaşamaya devam edeceğiz lütfen. Buca’ya bu yakışmaz” dedi. 
Hacer Taş ise  yan yana olduklarına vurgu yaparak, “Arkadaşlar lütfen bakın biz yan yanayız, kavgaya gerek yok” dedi. Daha sonra da Ali Hıdır Uludağ, mikrofonu alarak, “Kardeşlerim güzel kardeşlerim bu kavga faşizme yarar, biz dostluğa kardeşliğe hizmet edeceğiz” sözleri ortalığı sakinleştirmeye çalıştı.

‘BİZ BİRİZ, BERABERİZ NE BEN SİZİN NE DE SİZ BENİM ÖTEKİMSİNİZ’
Ali Hıdır Uludağ, yaptığı konuşmasında gençlerin her daim yanında olduğunu ,ifade eden Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün aslında tarihsel bir süreci yaşatıyorsunuz. Ali Hıdır Uludağ, bu ülkenin kötü olan koşullarında, dar boğazında Erzincan'ın bir köyünde 10 yaşında okuyacak bir okul bulamadığı için babası ve amcasına mektup yazarak İzmir'e geldi. Hem okudu hem çalıştı. Ali Hıdır Uludağ yaşamı, yoksulluğu, kimsesizliği bilen birisidir. Onlarla beraber sabahlamış birisidir. Bu adamı siyasetin öncüsü siz yaptınız. 6 bin oydan 4 bin oy vererek Buca'da ön seçimde birinci yaptınız. Buca'da birinci olmak kolay değildir. Siz yarattınız, siz var ettiniz bu adamı. Ben bundan hiç yüksünmedim onur duydum. Çünkü siz benim gibisiniz ve bu aile gerçekten benim ailem. Gözaltılarda sabaha kadar sizin yanınızdaydım, özellikle bu gençlerin yanındaydım. Mahkemelerde sizi savundum. 10'larca yüzlerce sayfalık savunmalar yaptık. CHP iradesini göstermek için siz gençlerin yanındaydım. Faşizme karşı omuz omuzayız. İster AKP seçmeni, ister MHP, ister HDP'nin isterse fikriyatı bizimle olmayan demokratik STK’lar ve kentin örgütleri. Asla bizimle değil biz de onlarla değiliz. Bunu biz yaşadık, genel seçimlerde ve yerel seçimlerde. Ben bu örgütün yanında büyüdüm. Bu örgütün terbiyesi ile Ali Hıdır Uludağ oldum. Bugün sizin yanınızdaysam sizin verdiğiniz güç ve destekle. Hepimiz biliyoruz ki kadınların hak mücadelesinde sizlerle beraberdim. Seçimlerde, bir kadın arkadaşımız ya da gençlerimiz faşistler ya da devlet tarafından tehdit edilip zor kullanıldığında sizin yanınızdaydım. Dostlarım, emek mücadelelerinde, gençlerin hak mücadelelerinde ben sizinle beraberdim. Güzel dostlarım, bizde kadın ve erkek eşittir. Bir tek amacımız insan ve hakça yaşayacak bir düzeni inşa etmektir. Diliyorum ki, benim sizin vicdanlarınızda yer bulmam, sizin bana el vermeniz benim sizinle paylaştığımdan kaynaklı. Benim kara karşım kara gözüm için değil emeğim için. Size tekrar teşekkür ediyorum. İyi ki beni siyaset içinde bugünlere getirdiniz.
Emin olun dün nasıl alanlarda, Gezi'de nasıl gözaltılarda, tutuklamalarda, mahkemelerde, sizin yanınızdaysam, söz veriyorum daha fazlasını yapacağım. Neden? Çünkü iktidar olmak zorundayız. Bu kardeşiniz, yoldaşınız hiçbir zaman sizi yalnız bırakmadı. Benim 6 yaşındayken şunu söyledi: Baba, sen sabah yoksun, akşam yoksun hep partiye gidiyorsun' dedi. Bunu sizin vicdanınıza sunuyorum.
İktidar olmak zorundayız. Sadece iktidar olmak da yetmiyor. Toplumun bütün kesimlerini kapsayan yeni bir sözleşme yani anayasa yapmak gerekiyor. Bu iktidar laik demokratik rejimi ortadan kaldırdı. Toplumun bütün kesimlerini kutuplaştırıp ötekileştirdi. Biz buna izin vermeyeceğiz. Sadece siyaseten ben değil belediye başkanımız ve büyükşehir belediye başkanımızla yapacağız Ben, kendini laik demokratik değerlerine adamış bir insan olarak yanınızdayım. Bu yolda partinin rehberliğinde inanın ki sizlerle beraber hep yürüdüm ve bundan sonra da birlikte yürüyeceğim. Diyeceksiniz ki, yüzde 40'larda 50'lerde olan oy oranınız yüzde 80'lere çıkmadan nasıl milletvekili çıkarak Cumhurbaşkanlığını alacaksınız. Var edilmiş cumhuriyet değerlerini yeniden inşa edilmek için hakça, insanca, toplumun bütün kesimlerinin içinde olduğu bir anayasal düzen için birlikte çalışmalıyız. Bir kişi azaldığınızda daha çok üzerimize gelecekler ama biz azalmayacak, çoğalacağız. 
Bireysel olarak hiçbir şey talep etmiyorum. Hukuk için olan kamunun partinin yanında olacağımı söyledim. İşçinin gözünün içine baka baka ben işçiye dava açamam dedim. Şimdi o kardeşlerim bana hep sahip çıktı. Ben onların hep yanında oldum, onlar da benim yanımda oldu. Belediye başkanına rağmen o otoyolu 300 kişi kesti. Dün nasıl emek mücadelesinde yanınızda olduysam yarın da sizinle beraber kol kola omuz omuza yürüyeceğim. İnanın ki, faşizm değil insanlığın ortak değerleri kazanacak, CHP kazanacak. 47 mahalleli bütün delege arkadaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Onlara gittiğimde, "Biz faşizme karşı başarılı olmak zorundayız. Bunu CHP'nin ortak aklıyla oluşacak o güzel örgüt yapacak" dedim. Size bir gün hizmet verdiysem bu hakkım size helal olsun. Zira, hiç kimsesi olmayan arkasında siyasi rant ve güç olmayan Ali Hıdır Uludağ, Buca'da birinci İzmir'de 6'ncı oldu. Bu sizin iradeniz ve vicdanınızdır. Buna saygı duyuyorum.”
Sözleri zaman zaman sloganlarla kesilen Uludağ, "CHP iktidara inanılmaz derecede yakın. O kadar sevinçli ve mutluyum ki sizin gibi bir ailem var. Bu ailemin genel merkezinin vizyonu Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun vizyonuyla ilerledik. Her ne kadar referandumda başarılı olamadıysak, yine Cumhurbaşkanlığı'nda elimizden alındıysa da bu halk uyandı ve gerçeği gördü, 'CHP bizim için çözüm olacak' dedi. Bu ülkede hep beraber yaşayacağız İnsanca yaşayabilmenin tek ve temel koşulu laik demokratik bir anayasal düzendir. Aynı zamanda insanın insanca yaşayabileceği bir ekonomik düzendir. CHP bu anayasal düzeni kurmaya, inşa etmeye hazırdır. Biz partimiz ve solun rehberliğinde halkla buluştuğumuzda onlara siz bizim canımızsınız dediğimizde emin olun ki elimizden tutacaklardır. Bunu İstanbul'da gördük. Sizlerle beraber bunu hep birlikte başardık. Emin olun, CHP'nin değerleri, solun değerleriyle halka çıktığımızda o halk size el uzattığında, sizinle sokaklarda yürüttüğünde, o halk ezildiğinde, gözaltılarda eğer yanındaysanız, Gezi'de yanındaysanız o halk sizin elinizden tutar.

‘İŞÇİ KIZI İŞÇİYİM, BUNUNLA GURUR DUYUYORUM’
Hacer Taş, yaptığı konuşmasında salondan hangi sonuç çıkarsa çıksın yarın Buca örgütünün yine el ele, kol kola olacağını vurguladı. Taş, “Herkese canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Hem kırmızı hem de mavi atkılı kardeşlerim, Hacer Taş, 7 yaşında yemiş fabrikasında işçilik yapmaya başlamış bir işçi kızı işçidir. Hacer Taş, barikatların arkasında gözaltına alınan; şiddet gören, işkence gören bir emekçidir. Hacer Taş, açlık grevlerine, Ankara’ya yürüyüşüne gitmiştir. Hacer Taş, gözaltına alınmış, savunan ise Ali Hıdır arkadaşımdır.  Asla yalnız yürümeyeceğim asla, asla. Hacer Taş, verdiği emek mücadelesinde, aldığı yaralardan berelerden ve gördüğü yaralardan dolayı çocuk sahibi olamamış ama yüzlerce istismara uğramış çocuğa yol göstermiş, destek olmuştur. Hacer Taş, hayat mücadelesinde bir çocuk sahibi olamamış.  Akşam eve geldiğinde keşke benim için şu kadar bir şey yapsaydın diyen bir çocuk özlemi ile yaşamıştır. Partide yer alan tüm çocukların ablası, annesi olarak kendini avutmuştur. Dershaneye gidememiş; dershanedeki çocuklar çay servisi yapmış, sandviç satmıştır. Hepimiz hayat mücadelesinin madalyasını göğsümüzde taşıyoruz. Bir buçuk yıldır il sekreteriyim;  İstanbul seçimlerinde seçime gidemedim çünkü burada İstanbullu öğrencilere otobüs ayarlayan, oy kullanmalarını sağlayan kişidir.  Çeşmede gece kulüplerinde çalışan İstanbulluları bulup onları İstanbul’a oy kullanmaya gönderen kişidir. İşçi kızı işçidir bununla da onur guru duyar. Bugün bu seçimin sonucu ne olursa olsun bir yıl önce kaybettiğim işçi babama armağan edeceğim. Hak, hukuk adalet diyerek Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, öncülüğünde yürüyenlere selam olsun. Selam olsun Faşist iktidar karşısında direnlere darağacına gözünü kırpmadan yürüyen Denizlere selam olsun. Selam olsun 7 düvele başkaldıran Kara Fatmalara, Gördesli Makbulelere selam olsun. Selam olsun ya istiklal ya ölüm diyen Mustafa Kemal ve askerlerine. Kurtuluşun ve kuruluşun dev çınarı CHP’nin dev örgütüne selam olsun. Günlerdir burada sizin karşınızda yapacağım konuşmayı düşünüyorum. Bu durum beni hem heyecanlandırıyor hem de endişelendiriyor. Bugün gördüm ki hala bir arada olmayı başaramıyoruz. Oysa zafer kazanan ordular kendi içinde savaşmayanlardır. Yol yürüdüğüm, sloganlar attığım, soğukta yanı lokmayı paylaştığım siz kardeşlerimden, yoldaşlarımdan daha kıymetli, daha değerli ne olabilir ki. Ben devrimci olmaya aday biriyim 50 yaşındayım hala öyleyim. Çünkü çok bedeller ödendi, biz daha bunun neresindeyiz ki. Ben bugün burada bir makam koltuğuna oturmak koltuğuna oturmak hevesi ile çıkmadım yola. Benim, bizim bir kavgamız var, yereldeki iktidarı ulusala taşıma hedefimiz var. Bu ülkeye, Cumhuriyete, CHP’YE ve örgütümüze sevdamız ve borcumuz var. Benim alacağım yok bu örgüte borcum var borcum. Buca’mız İzmir’in kültür başkenti. Anadolu’nun dört bir yanından kopup gelmiş bizlerin. Kimsenin dinine, ne giydiğine, ne konuştuğuna bakmadan yaşadığı bir ilçe. CHP’ye 3 dönem Belediye Başkanlığını aday görmüş bir halkımız var. Bizim kavgamızı büyütme, ateşi yakma hedefimiz var. Bizler saralara biat etme, ihale kazanma yarışında değiliz. Bizler örgütü için savaşanlarız. Bizler ticaret için cemaat kurum dini sömürenleri, halkı kandırıp soyanları, yurtlarda çocuklarımız istismar eden şeytan soylarını, kadını ikinci sınıf görüp kadınları öldürenleri cesaretlendirenleri, Mustafa Kemal düşmanlarını bu topraklardan söküp atma yarışındayız. Pir Sultan Abdal’ın anlattığı zorbalık ülkemizde yaşanıyor; Demir’i demirle dövdüler biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla dövdüler biri aç biri toktu. Artık insanımızı bir birine kırdıramayacak, açlık toklukla terbiye edemeyecek, bizi yolumuzdan döndüremeyecekler. Biz bu yolda korku bilmeden, tehdit edemeyecek, döndüremeyecekler. İsterseniz Pir Sultan Abdal’ın, Hacı Bektaş’ın öğretileri ile Mustafa Kemal’in yolunda giderek yeni bir kurtuluş yolu yazmaya ben hazırım. Bugün buradan bu kürsüden bu ateşe kor olmanızı istiyorum arkadaşlar, Buca’da yaşayan herkesin acısına, derdine ortak olup, derdine çare olmanızı istiyorum. Ben bugün kendimi sizlere emanet diyorum Ali Başkanım etti ben de sizin vicdanınıza emanet ediyorum, sahip çıkın arkadaşlar sahip çıkın.  Sizlerin istekleri, başımın tacı olacak. Biz burada aslında iki rakip değiliz, daha iyi hizmeti nasıl veririz, partimizi Genel başkanımızın koyduğu hedeflere nasıl partimizi taşırız diyen iki yoldaşız. Ali Hıdır Uludağ, bu örgütün evladı, benim de kardeşim, buradan haykırıyorum;  Kimsenin şüphesi olmasın ki bugün sonuç ne olursa olsun yarın daha güçlü ve birlik içinde olacağız. Şimdi zaman iktidar zamanıdır, bu yolda nefer olmaya, siper olmaya ben hazırım. Karar bugün sizlerindir”

HACER TAŞ’IN LİSTESİ
İlçe Yönetim Kurulu Asil Liste; Hicran Ada, Halis Akkaş, Hakan Dedebal, Fikret Göktaş, Haydar Göktepe, Mustafa Güler, Güler Güneç, Aytaç Karsal, Güven Kılıç, Mustafa Nalkıran, Turgut Nihşah, Elife Taşkıran, Buse Temel, Ali İhsan Yıldız, Cemal Yıldızeli, Umuthan Yılmaz
İl Delege Listesi; Metin Aktaş, Sevli Aladağ, Gözde Albayrak, Sevim Avcı, Yıldız İsmail,  Umut Bektaş, Hüseyin Benzer, Çağatay Biler, Suat Bulut, Zeki Çelik, Ilgın Esra Demir, Görkem Duman, Berkay Duruk, Turan Düzen, Okan Düzova, Umut Engin, Burak Genç, Ferda Gilgil, İrem Gökmen, Melike Güneş, İbrahim Karakoyun, Burcu Gürbüz, Yusuf Alper Kandemir, Zeynel Abidin Karabay, Mesut Karaboğa, Orhan Karaoğlu, Hacı Kaykuruz, Nermin Kaynak, Erhan Kılıç, Yağmur Kılıç, Nevzat Koç, Ufuk Mercan, Mehmet Nadas, Nadir Naliç, Hulusi Nazlım, Turan Özcan, Özüm Özdemir, Melih Özer, Nazlı Özkan, Mukaddes Özşen, Ayfer Savaş, Fahrettin Sel, Murat Sinan, Aynur Şahin, Abdülkadir Şahin, Naim Şanlı, Veysel Şen, Gizem Şengül, Tekin Tanyeri, Şah  Haydar Taş, Hüseyin Tezcan, Tanju Top, Vahit Oben Tosun, Umut Orkun Uraş, Emine Uysal, İsmail Yanar, İsmail Yıldız, Gözde Yiğit, İsmail Yüzer.
ALİ HIDIR ULUDAĞ’IN LİSTESİ
İlçe yönetimi: Ayhan Kök, Mustafa Bozkurt, Filiz Cihangir, Can Demir, İlker Dikmen, Ali Güldiken, Nazlı Hersanlı, Sibel Karakoyun, Savaş Kaymak, Naci Şimşek, Hasan Hulki Tan, Ahsen Tan, Elif Turan, Levent Yavuz, Önder Yılmaz, Ali Yar Yücel.
İl Delgeleri: Mahir Akbaş, Zeynep Akdağ, Güliz Tan Alagaş, Hülya Altun, Kemal Altun, Hasan Soner Altundağ, Veysel Aygiray, Zakir Bel, Belgin Çelik, Cihan Çimenli, Hüseyin Çolak, Serhat Değirmenci, Sadrettin Demir, Şener Deniz, Kader Duyan, Varol Edabali, Feramus Eroğlu, Kamil Samet Ertaş, Şehmus Gezici, Seyfettin Gül, Hakan Gülen, Seçil Kaplan, İbrahim Karakoyun, Sebahat Karaoğlu, Hıdır Kaya, Suat Kaya, Fezvi Kaya, Kürşat Kaygısız, Hakkı Geyik, Erhan Kılıç, Can Komağ, Ebru Koptur, Mehmet Kurnaz, Levent Mete, Orhan Moldur, Orhan Moroğlu, Mehmet Oğuz, Berrin Onur, Ufuk Özdemir, Damla Öztürk, Özgür Pamuk, Atilla Pasin, Serpil Polat, Orhan Rüzgar, Yıldız Seyitalidedeoğlu, Şengül Süzen, Cem Şahin, Canan Tamaz, Fermani Taşdemir, Ahmet Topaloğlu, Ekrem Turan, Ali Hıdır Uludağ, Abdullah Üzülmez, Sinan Yeşilbaş, Begüm Yıldız, Fatma Yıldız, Damla Yıldız, Nurhayat Yılmaz, Ahmet Yılmaz.

AKDAĞ VE KAYA ARASINDA GERGİNLİK
Gün boyu tansiyonun bir an bile düşmediği Buca İlçe Kongresi’nde oy kullanımı devam ediyor. Oy kullanma esnasında da gerginlik yaşandı ve oyunu kullanan delegelerden hem polis hem de mevcut İlçe Başkanı Kasım Akdağ, salondan çıkmalarını isteyince,  oy kullanan delegelerin sandık alanından çıkması anons edilmesine rağmen CHP Buca İlçe eski başkanı Çağdaş Kaya alandan çıkmadı. Bunun üzerine Akdağ "sen ilçe başkanlığı yapmış insansın, biliyorsun çıkman gerekiyor" şekilde konuştu. Çağdaş Kaya ise, "Taraf ilçe başkanı çıkmıyor, bize çıkın diyor" diyerek sinirlendi. Tarafların arasında gerginlik yaşanması üzerine adaylar araya girdi ve sakinleştirirdi
Öte yandan bir türlü istenilen şekilde oy kullanılamaması nedeniyle de ilçe seçim kurulu yetkilileri seçimi durdurabileceklerini söyleyerek delegelere tepki gösterdi.

Buca’da oturan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, de gelerek 3 No’lu sandıkta oyunu kullandı.

Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç'da oyunu 2 No'lu sandıkta kullandı.

TÜM GERGİNLİĞE RAĞMEN İKİ ADAYDAN DOSTLUK POZU
Saat 19.00’da başlayan oy kullanma işlemi 20.15 itibariyle son buldu. İki aday Hacer Taş ile Ali Hıdır Uludağ, salonda yaşanan tüm gerginliğe rağmen yan yana oturarak sonuçları bekledi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Korona tedavisi için onay geldi
Korona tedavisi için onay geldi
Büyükşehir'den minibüs esnafına destek
Büyükşehir'den minibüs esnafına destek

AZRAİLLE DANS Film Fragmanımız Yayında. 25 Mayısta vizyona girecek olan filmimize 7 den 70 e herkesi bekliyoruz. www.azrailledansfilm.com @pelinsinan @tugbaozay10 @sinanbengier @yukselti @gaziseker @estrellacasado @gokhanoguztimurofficial #movie #movies #film #tv #camera #cinema #fact #didyouknow #moviefacts #cinematography #screenplay #director #actor #actress #act #acting #movienight #hollywood #netflix #heartsonfire #rockyiv #scarymovie #pamelaanderson #jennymccarthy #davidzucker #blonde #thering #nosleep #arielwinter #celebrity

Azraille Dans (@azrailledansfilm)'in paylaştığı bir gönderi ()