YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır"

Yayınlanma: 16.02.2026 16:32 Güncelleme: 16.02.2026 16:32

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" dedi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yükseköğretim YÖK arasında istişare toplantısı gerçekleştirildi. YÖK Merkez Binasında gerçekleştirilen toplantıda üniversite-sanayi iş birliği, yükseköğretimde kalite, eğitim politikaları ve sektörel ihtiyaçlara yönelik insan kaynağı yetiştirilmesi konuları ele alındı. YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı açıklamalarda yükseköğretim sisteminin iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini, müfredatların güncelleneceğini ve üniversitelerde uygulamalı eğitim imkanlarının artırılacağını belirtti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ise, özel sektörün beklentilerinin üniversitelerle daha güçlü bir şekilde paylaşılmasının önemli olduğuna dikkat çekti. "Amacımız sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak" İstişare toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, vakıf üniversiteleriyle ortak çalıştıklarını belirterek, "Buradaki amacımız mevcut birikimi daha ileriye taşırken, karşılaşılan sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak ve vakıf yükseköğretim kurumlarımızın kurumsal kapasitelerini daha da sağlamlaştırmalarına katkı sunmaktır. Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır. Bu nedenle üniversite kontenjanlarına ilişkin her karar günübirlik yaklaşımlarla değil, çok boyutlu ve ileriye dönük bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarıyla düzenli temas halinde çalışıyoruz. Bu kurumların orta ve uzun vadeli hizmet sürüm kapasitelerini ayrıntılı bir biçimde ele alıyoruz" diye konuştu. "Bazı programların kontenjanlarında kademeli şekilde azaltmalara gittik" Mezun öğrencilerin istihdam imkanlarını artırmak için bazı programlarda kontenjan azalmalarına gittiklerini ifade eden Özvar, "Tüm bu görüş ve öneriler, kontenjan kararlarımızın sahaya ve toplumsal toplumsal gerçekliğe dayalı olmasını sağlamaktadır. Hangi alanlarda insan kaynağı ihtiyacının arttığını, hangi mesleklerde doygunluğa ulaşıldığını ve hangi alanların gelecekte stratejik önem kazanacağını sürekli olarak analiz etmekteyiz. Kontenjan politikalarımızın temelinde bu kapsamlı değerlendirmeler yer almaktadır. Bunlardan ilki 2. öğretim programlarının tamamen kapatılmasıdır. Bu karar, yükseköğretimde nicelikten ziyade niteliği önceleyen bir yaklaşımın somut yansımasıdır. Aynı şekilde mezunların istihdam imkanları giderek daraltan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmalara gittik" şeklinde konuştu. "Güçlü bir ekonomi, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil" Meslek yüksekokulların, sektör ihtiyaçlarına yönelik yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini vurgulayan ASO Başkanı Ardıç ise, "Güçlü bir ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ülke yapısı, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil. Bu kaynağı beslemek ve bu kaynaktan beslenmek de ancak günün teknolojik gelişimleriyle birlikte gelişen küresel bir vizyona sahip üniversitelerle mümkün. Öğrenme deneyimlerinin değiştiği, yapay zeka kullanımının endüstriye doğru evrildiği ve gittikçe derinleştiği bir dönemdeyiz. Mezunlarımızın yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda sahada bilgi ve becerilerle donatılmış bireyler olarak iş hayatına atılmalarını sağlamaktır. Bu protokol kapsamında meslek yüksekokullarımızın sektörün gerçek ihtiyaçlarına daha duyarlı, iş dünyasının beklentileriyle daha uyumlu bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. IHA

Devamını Okumak İçin Tıklayınız