Yapay zeka, olası küresel çatışmada öncelikli saldırı hedeflerini açıkladı
Yapay zeka uygulamaları, üçüncü bir dünya savaşı senaryosunda en yüksek saldırı riski taşıyan üç büyük başkenti işaret ediyor ve bu tahminler, süper güçlerin güvenliğini bir kez daha gündeme taşıyor.
Yapay zeka algoritmaları, ABD, Rusya ve Çin arasında artan siyasi gerilimin olası bir küresel savaşa dönüşmesi durumunda hangi şehirlerin öncelikli hedef olabileceğini analiz etti. Dijital simülasyonlara göre, savaşın yeni dinamiklerinde artık sadece askeri cepheler ve siperler değil; devletlerin idari ve teknolojik merkezleri de doğrudan saldırı tehlikesi altına girmiş durumda. Analizde, başkentlerin stratejik ve lojistik zayıflıkları tespit edilerek potansiyel riskler sıralandı. İşte, olası bir büyük çatışmada ilk hedef olmaya aday üç şehir: Washington DC: Amerika Birleşik Devletleri'nin kalbi konumundaki başkent, sahip olduğu siyasi ve askeri kurumların birbirine yakınlığı nedeniyle risk listesinin başında bulunuyor. Beyaz Saray, Pentagon, Kongre ve CIA gibi kritik merkezlerin aynı bölgede yoğunlaşması, tek bir saldırının ülkenin komuta ve karar alma mekanizmalarını ciddi şekilde sarsabileceği anlamına geliyor. Ayrıca burada yaşayan milyonlarca sivil, bu stratejik yoğunluğun getirdiği tehlikelerle karşı karşıya kalabilir. Moskova: Rusya'nın idari merkezi olan Moskova için yapay zeka, özellikle kış aylarında enerji altyapısına yönelik olası saldırıların şehrin direncini kırabileceğine dikkat çekiyor. Rus başkentinin yerel enerji kaynaklarına olan bağımlılığı, elektrik ve ısıtma sistemlerinin hedef alınması durumunda büyük bir felakete yol açabilir. Ayrıca modern füze savunma sistemlerinin, gelişmiş hipersonik silahlar karşısında yetersiz kalabileceği vurgulanıyor. Pekin: Çin'in başkenti ise geleneksel askeri saldırılardan çok siber tehditlerle karşı karşıya. Analize göre, dijital saldırılarla ulaşım, su ve elektrik gibi altyapı sistemlerinin devre dışı kalması, şehirde kaosa yol açabilir ve merkezi yönetimin işleyişini engelleyebilir. Bu tür bir çöküş, sadece Pekin ile sınırlı kalmayıp ülke genelinde istikrarsızlığa neden olabilir. Dünya genelinde askeri teknolojinin hızla gelişmesi ve küresel güçler arasında diyaloğun giderek azalması, olası büyük bir savaşta cephe gerisinin kalmayacağına işaret ediyor. Yapay zekanın çizdiği tablo, modern şehirlerin artık front hattı olabileceğini gösteriyor.