Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, hakları için açlık grevine başlayan öğretmenlere destek olmak üzere Ankara'daki Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Merkezi'ne bir ziyaret düzenledi. Özdağ, öğretmenlerin eylemleri sırasında polisle karşı karşıya getirilmesini eleştirdi.
Ziyaret sonrası bir konuşma yapan Özdağ, kendisinin de yıllarca üniversitede öğretim üyeliği yaptığını hatırlatarak, öğretmenlerin yaşadığı sorunları yakından bildiğini belirtti. Ülkenin içinden geçtiği dönemi "eğitimin değil eğitimsizliğin, bilginin değil cehaletin" ön plana çıkarıldığı bir süreç olarak tanımladı.
Özdağ, Cumhuriyet'in öğretmenlerin omuzlarında yükseldiğini ancak günümüzde binlerce öğretmen adayının atanamadığını, atananların ise maaşlarıyla geçinmekte zorlandığını vurguladı. Mevcut sistemin bilim ve aydınlanma düşmanı olduğunu savunan Özdağ, topyekûn bir zihniyet değişikliği olmadan sorunların çözülemeyeceğini söyledi.
"Öğretmenler, polisin de öğretmenidir"
Öğretmenlerin anayasal haklarını barışçıl bir şekilde kullandıklarını belirten Özdağ, polis müdahalesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Özdağ, "İnsanlar yasa dışı, anayasayı çiğneyen bir eylem yapmıyor; barış içerisinde demokratik haklarını savunuyorlarsa neden onları polisle karşı karşıya bırakıyorsunuz? Öğretmenler, polisin de öğretmenidir. Onları da öğretmenler yetiştiriyor" dedi.
Özdağ, iktidarın tutumunu eleştirirken Napolyon'un "Süngü ile her şeyi yapabilirsiniz, ama üzerinde oturamazsınız" sözüne atıfta bulunarak öğretmenlerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
Konuşmalar sırasında söz alan ve çocuğu mülakat mağduru olan bir anne, eylemlerde yaşadıklarını anlattı. Anne, "Çocuklarımızı büyüttük, okuttuk; vatana ve millete hayırlı bireyler olsunlar diye emek verdik. Onlara biber gazı sıktılar. Yerlerde sürüklendik. Biz bunu hak etmedik" sözleriyle yaşadığı mağduriyeti paylaştı.
"İçişleri Bakanı, ayıp değil mi?"
Annenin bu sözleri üzerine Ümit Özdağ, doğrudan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye seslendi. Özdağ, "İçişleri Bakanı, duyuyor musunuz? Burada bir büyükanne var. Torunu için buraya gelmiş. Torununun yerlerde sürüklendiğini söylüyor. Ayıp değil mi?" diye sordu.