Merkez Bankası Başkanı Karahan: "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz"

Yayınlanma: 12.02.2026 13:49 Güncelleme: 12.02.2026 13:49

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Bankası Dr. Fatih Karahan, "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor" dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Bankası Dr. Fatih Karahan, "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor" dedi. 2026 yılının ilk enflasyon raporu bilgilendirme toplantısı İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Türkiye Cumhuriyet Merkez Başkanı Fatih Karahan, 2025 yılında da sıkı para politikasının sonuçlarını kademeli bir şekilde alınmaya devam ettiğini söyledi. "Enflasyonda geçtiğimiz yıl kat ettiğimiz mesafeyi önemsiyoruz" "Talep şartlarının dezenflasyonist düzeyde seyrettiği bu dönemde, enflasyon beklentilerinin ve fiyatlama davranışlarının iyileşmesine de kritik önem atfettik." diyen Karahan, "Fiyat istikrarının sağlanması amacı doğrultusunda, enflasyonda geçtiğimiz yıl kat ettiğimiz mesafeyi önemsiyoruz. Özellikle de; enflasyon rakamlarının arka planında, kira gibi bazı hizmet kalemlerinde uzun süredir direnç gösteren ataletin bu dönemde kırılma işaretleri vermesini kıymetli buluyoruz. Nitekim bu gelişme, dezenflasyon sürecinin bundan sonraki seyrinde anahtar unsurlardan biri olacak. Öte yandan, geride bıraktığımız yakın dönem yine gösterdi ki; hem yurtiçi hem de küresel dinamikler, enflasyonun seyri açısından, gelişmelere bağlı olarak farklılaşabilen etkiler ve riskler taşıyor. Bu ise, veri odaklı bir yaklaşımla sürdürmekte olduğumuz ihtiyatlı para politikası duruşumuzun önemini ortaya koyuyor. Dolayısıyla sıkı para politikamızın enflasyon üzerindeki olumlu etkilerini görmeye devam etmek amacıyla, önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını kararlılıkla kullanmaya hazır olduğumuzu, vurgulamak isterim" dedi. Dış ticarette korumacılık politikalarına bağlı olarak geçen yıl tırmanan belirsizliklerin varlığını koruduğunu ve dalgalanmalar gösterdiği bir süreçten geçildiğini belirten Karahan, "Ticaret gerilimlerinin kademeli olarak yatışmasıyla birlikte, küresel büyüme öngörülerinin de toparlandığına şahit olduk. Türkiye’nin dış talebi için gösterge niteliği taşıyan İhracat Ağırlıklı Küresel Büyüme Endeksi de benzer bir toparlanmaya işaret ediyor. Nitekim endeksin 2025 ve 2026 yılları için tahmin edilen büyüme patikası, 2025 yılının ikinci Enflasyon Raporu’nda en düşük düzeyine gerilemişti. Sonrasında ise görünümün tedricen iyileştiğini ve son veriler ışığında 2025 nisan öncesi döneme yakınsadığını görüyoruz. Buna rağmen halen, tarife adımlarının gündemde olmadığı 2024 son çeyreğine kıyasla daha yavaş bir büyüme patikasında ilerliyoruz. Diğer taraftan, son dönemde artan jeopolitik riskler küresel belirsizliği yukarı yönlü etkiliyor. Bu ise, küresel finansal piyasaları ve tedarik zincirlerini olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığından büyüme üzerinde baskı oluşturuyor. Ayrıca, halihazırdaki korumacılık eğiliminin dış ticaret ile büyüme arasındaki bağlantıyı zayıflatmış olabileceğini dikkate alıyoruz" ifadelerini kullandı. Sıkı para politikasının hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyrin devam etmekte olduğunu aktaran Başkan Karahan şunları söyledi: "2025 yılının ilk üç çeyreğinde 2023 yılına kıyasla, tüketimin büyümeye katkısının belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise arttığını görüyoruz. 2025 küresel ticaret belirsizliklerinin etkisiyle bu dönemde net ihracatın katkısı negatife dönse de, sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut. Yılın son çeyreğine dair göstergelere bakacak olursak, Sanayi üretimi, son çeyrekte yatay bir seyir izledi. Hizmet üretim endeksi de ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrini son çeyrekte sürdürdü. İmalat sanayi kapasite kullanım oranına baktığımızda ise, son çeyrek ve ocak ayında sınırlı artışlar olmakla birlikte tarihi ortalamanın altındaki seyrin halen devam ettiğini görüyoruz. İşgücü piyasasına geçecek olursak, manşet işsizlik oranının dördüncü çeyrekte gerilediğini görüyoruz." Başkan Karahan, "2026 yılında da dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz. Enflasyon görünümüne geçmeden önce, cari işlemler dengesi gelişmelerinden de kısaca bahsetmek istiyorum. Cari açık üçüncü çeyrekte bir miktar artmakla birlikte iç talep görünümü ile uyumlu bir şekilde ılımlı seyretti. Bu dönemde cari açığın millî gelire oranı ise ikinci çeyrekteki yüzde 1,3 olan seviyesini korudu. Oranın, son çeyrekte sınırlı ölçüde artsa da, yılı uzun dönem ortalamalarının oldukça altında kapattığını tahmin ediyoruz. 2026 yılında ise, cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte cari denge üzerinde, altın ve enerji fiyatları ile ticaret belirsizlikleri kaynaklı riskler canlılığını koruyor" diye konuştu. "Tüketici enflasyonu 2,2 puan azalarak ocak ayında yüzde 30,7’ye geriledi" 2024 haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci devam ettiğinin altını çizen Karahan, " Bir önceki Rapor dönemine kıyasla, tüketici enflasyonu 2,2 puan azalarak ocak ayında yüzde 30,7’ye geriledi. Bu dönemde çekirdek enflasyon göstergeleri de düşüş sergiledi. Tahmin aralığımız bazında değerlendirdiğimizde, enflasyon kasım ve aralık aylarında bir önceki raporda sunulan aralığın alt bandında gerçekleşti. Bu dönemde dağılım bazlı ana eğilim göstergelerinde de iyileşmelere şahit olduk. Ocak ayında ise aralığın üst bandına yaklaşan bir enflasyon görüyoruz" sözlerini kullandı. Başkan Karahan, "Gıda dışı enflasyondaki kademeli yavaşlama eğilimi sürerken, gıda enflasyonu özellikle son altı aylık dönemde oldukça oynak bir seyir izledi. Bildiğiniz gibi, gıda fiyatları, hava şartlarına bağlı olarak arz yönlü gelişmelerden önemli ölçüde etkileniyor. Döneminde de, bu anlamda özellikle sebze fiyatlarındaki gelişmeler öne çıktı. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, ocak ayında olumsuza dönen hava şartları sonucunda belirgin biçimde yükseldi. Gelişmenin şubat ayına sarkan etkileri de olacak. Ancak, ikinci çeyrekte arz şartlarındaki normalleşmeyle birlikte, bu etkilerin belli ölçüde tersine dönmesini bekliyoruz." dedi "Aylık kira enflasyonunda net bir yavaşlama söz konusu" Aylık kira enflasyonunda net bir yavaşlamanın olduğunu aktaran Başkan Karahan, "Bu raporda yer verdiğimiz "TÜFE kira enflasyonu ile rayiç kira bedelleri arasındaki ilişkiyi" incelediğimiz bir kutu çalışmasının sonuçlarını gösteriyor. Kutu çalışmamızda da ayrıntılarıyla göreceğiniz üzere, çeşitli senaryolar altında kira enflasyonunun bu yıl sonu itibarıyla yüzde 30 ile 36 arasında olabileceği tahmin ediliyor. Eğitim tarafında ise; fiyat ayarlamalarına dair düzenlemelerde, geçmiş 24 ayın enflasyonu yerine 12 ayın etkisini yansıtacak şekilde değişikliğe gidilmesini önemli buluyoruz. Nitekim bu değişikliklerin, geçmiş enflasyona endeksleme mekanizmasını görece zayıflatarak dezenflasyon sürecini desteklemesini bekliyoruz. Örneğin, düzenleme 2025 yılında yürürlükte olsaydı şeklinde bir karşıolgusal analize baktığımızda, eğitim enflasyonunun 16 puan civarında aşağıda olabileceği sonucuna ulaşıyoruz. Bu bakımdan, düzenleme değişikliğinin 2026 yılı için ima ettiği rakamlar, eğitim tarafında dezenflasyon için belli bir alan olduğunu gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Altın fiyatlarındaki hızlı yükselişin etkisini, yabancı para mevduat gelişmelerinde de izlediklerini aktaran Karahan, " Bildiğiniz gibi, KKM’den çıkış sürecinde yabancı para mevduatta bir miktar artış öngörüyorduk. Bununla birlikte, 2025’teki artışın temel belirleyicisinin, altın fiyat hareketleri ve bunu takiben Euro/ABD doları paritesindeki yükseliş olduğu görülüyor. Nitekim altın/ONS fiyatı 2024 yılsonundan itibaren yüzde 97 artarken Euro/ABD doları paritesi ise yüzde 15 yükseldi. Böylece, 2024 yılsonuna göre YP mevduat bakiyesi 79 milyar dolar artarak 267 milyar dolara ulaşırken, parite ve fiyat etkisinden arındırıldığında artışın 21 milyar dolar düzeyinde kaldığını hesaplıyoruz" dedi. "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz" Konuşmasının sonunda yıllık enflasyon oranı tahminlerini açıklayana Başkan Karahan şu ifadeleri kullandı: "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor. Enflasyon ara hedefimizi ise, 2026 ve 2027 yılları için, sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ise ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik. Enflasyonun 2028 yılında yüzde 8’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyoruz.2026 yılı tahmin aralığının güncellenmesinde, belli başlı risklerin belirginleşmesi ve varsayım revizyonlarımızın yanı sıra, TÜFE hesaplama yönteminde yapılan değişiklikler kapsamında hizmet grubunun sepet içindeki payının artması da rol oynadı. Her zaman altını çizdiğimiz üzere, dezenflasyon sürecinde, ara hedeflerimize ulaşmak için sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdüreceğimiz temkinli sıkı para politikası duruşumuz; talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecek." IHA

Devamını Okumak İçin Tıklayınız