Elazığ'da madencilerin hak alma eylemi yedinci gününde, taleplerini yeniledi. Bakanlık sessizliğini koruyor.

Elazığ'daki işçiler, kıdem ve ihbar tazminatlarını almak için yedinci gündür Enerji Bakanlığı önünde protesto düzenliyor.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi, Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Elazığ Eti Gümüş madeninde ve Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin haklarını alma talebiyle başlattığı eylem devam ediyor. Sendikanın sosyal medya hesabından paylaşılan videoda konuşan Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, taleplerinin net olduğunu belirtti.

Aksu, "Biz burada direnişin yedinci günündeyiz. Taleplerimiz net. Elazığ Eti Gümüş işçilerinin kıdem ve ihbarlarının acilen ödenmesi gerekir. Doruk Madencilik'te geçen dönemden kalan, yüzde 5'lik, işverenin 'yüzde 10' olarak ifade ettiği kıdem, ihbar ve maaşlar kısmının acilen ödenmesi gerekir" dedi.

Doruk Madencilik'te geçen dönem kıdem tazminatı kazanmış işçilerin haklarını aldığını hatırlatan Aksu, Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin ve üç bakanlığın garantörlüğünde holdingin de kabulüyle çıkan raporun gereğinin derhal yapılmasını beklediklerini söyledi. Aksu, "Doruk Madencilik işçilerinin zorunlu ücretsiz izin sürelerindeki ücretlerinin derhal yatırılmasını, ihbar tazminatının derhal yatırılmasını, altı arkadaşımızın sendikal tazminatının derhal yatırılmasını bekliyoruz. Pazartesi sabahı itibarıyla bu doğrultuda tavizsiz bir tavır ortaya koyacağız. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz. Dolayısıyla hiç kimse işçinin ekmeğine kan doğramaya, işçinin birikmiş, edinilmiş hakkı üzerinden hesap yapmaya, plan yapmaya kalkmasın" ifadelerini kullandı.

Enerji Bakanlığı önünde yedinci gün

Enerji Bakanlığı önünde olduklarını ve defalarca görüşme talebi ilettiklerini aktaran Aksu, bakanlık yetkililerinin yedinci gündür işçilerle yan yana gelmekten kaçındığını öne sürdü. Aksu, "Öyle bir kibir dünyasına ulaşmışlar ki daha bu saate kadar, yedinci gündür, inip bir zahmet beş dakika da olsa madenciyle yan yana gelmek, aynı ortamda bulunmak isteğinden uzak duruyor. Çünkü onlar kendilerini bu milletin yaşadığı hakikatten, bu milletin gerçekliğinden uzak olarak görüyorlar" diye konuştu.

Halkın yaşadığı ekonomik koşullara dikkat çeken Aksu, "Halk, eğer bugün bu koşullarda, bu yoksulluk koşullarında, 23 bin lira emeklilik maaşıyla, 28 bin lira asgari ücretle, yoksulluk sınırı altındaki ücretlerle çalışıyor da geçinmeye çalışıp 40 bin, 50 bin, 60 bin lira kiralarla başa çıkmaya çalışıp yüksek faturalarla başa çıkmaya çalışıp kinlenmiyorsa, halkımız da kendisini sorgulasın. Halkın kinlenmesi gerekir. Halkın öfkelenmesi gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

Toplu sözleşme masalarında sarı sendikaların işçilerin geleceğini sattığını savunan Aksu, "Her bir iş yerinde çalışan ücretli arkadaşımızın, inanın ki, insan kaynakları departmanlarında, muhasebe departmanlarında çoluğunun çocuğunun ekmeğine kan doğrama planları yapılıyor. Toplu sözleşme masalarında sarı sendikalar, bu işçilerin geleceğini satıyorlar. Bunun karşılığında onların aidat, bizim haraç dediğimiz haraçlarla servet biriktiriyorlar" dedi.

Yarın öğlene kadar paralar yatırılsın

Başaran Aksu, yarın öğlene kadar işçilerin paralarının yatırılmasını isteyerek, "Aciliyetimiz yüksek. İnsanların evlerindeki beklenti yüksek. Dolayısıyla herkesin meşguliyeti, yoğunluğu, çalışmaya ihtiyacı var. Buradaki arkadaşlarımızın tamamı işsiz arkadaşlar. Dolayısıyla iş bulmaları ve işe gitmeleri gerekir. Burada ne kadar uzarsa asabiyetimiz o kadar da yükseliyor" diye konuştu.

Ülkede kayırmacılık olduğunu, garibanın çocuğunun kamuda işe giremediğini öne süren Aksu, "Devletin malını sen bir tane holdinge peşkeş çekeceksin, bir de ona teşvik vereceksin, ödül vereceksin, hibe vereceksin. Çalışma Bakanlığı'nın gözü önünde bu arkadaşlar, bu adamın sahip olduğu işletmelerin tamamında yaklaşık on beş yıldır bu bakanlıkların gözetimi altında altında işçiler soyuldular" ifadelerini kullandı.

Devlet burayı kamulaştıracak

Binlerce işçinin kıdemini ve ihbarını alamadığını, on binlerce işçinin maaşlarının geç ödendiğini anlatan Aksu, şunları kaydetti:

"Devlet burayı kamulaştıracak. Bu işçilerin haklarını ödeyecek, kendi ödeyecek. Gitsin ama Sebahattin Yıldız'ı kulağından tutsun, talimat versin, gitsin alsın parayı; nasıl tahsil ediyorsa alsın. Ya da beraber fotoğraf verdikleri mafya babalarına bir tanesini göndersinler. O da oradan alsın. Kendi komisyonunu da alsın. Vatandaşını, yurttaşını bu duruma iten bir yapı, bu toplumun birliğini temsil edebilir mi? Milli iradeyi temsil edebilir mi? Milli irade burada. AK Parti'ye, MHP'ye, BBP'ye, Saadet'e oy vermiş arkadaşlar. Yüzde 99'u. Daha önceki direnişlerdeki arkadaşların tamamı da böyleydi. Hepsi mevcut siyasi iktidara oy veren arkadaşlar."

Muhalefet partilerine de seslenen Aksu, "Yani bak, biz yedi gündür Ankara'dayız. Neredesiniz ya? Yani bu muhalefet ne muhalefeti yapıyor? Hava muhalefeti mi? Ya neyin muhalefetisiniz siz? Tam olarak neyi sorguluyorsunuz? İktidar karşısında emekçi halkla ilgili, işçilerle, madencilerle ilgili sağından soluna sizin derdiniz yok mu? Hepiniz bir holdingin etrafında mı kümelenmişsiniz?" dedi.

Aksu, direnişin her bir Türkiye yurttaşının onuru ve haysiyeti için olduğunu belirterek, "Pazartesi itibarıyla bu tavrımızı yoğunlaştırarak tavizsiz bir tutuma geri geçeceğiz. Dolayısıyla acele çözüm üretmek zorundayız. Onlar acele kamulaştırma peşinde, biz acele hak alma peşindeyiz. Onlar milletin arazisine acele kamulaştırmalarla çökmek, milletin tapulu malına, tapusuna, mülkiyetine, arsasına, dairesine talipler. Biz, bizden aldığınız her şeyi geri almak için bu mücadeleyi veriyoruz" diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER