Tüketici Hakem Heyetlerinin Azaltılması Hakkında Analiz
Emin Tamer Gören

Emin Tamer Gören

Tüketici Danışmanı

Tüketici Hakem Heyetlerinin Azaltılması Hakkında Analiz

 

İZMİR İLİNDE 31 TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNDEN 18’İ KAPATILIYOR, 13 TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KALIYOR

 

Ticaret Bakanlığı, Tüketici Hakem Heyetlerinin başvuru sayılarının 2016 yılından itibaren azalmaya başlaması nedeniyle mevcut 1011 Tüketici Hakem Heyeti (THH)’nin yetki alanlarının yeniden düzenlendiğini, 211 THH.nin karar mercii olarak yetkilendirildiğini açıkladı.

Konuya ilişkin olarak Bakanlıktan yapılan açıklamada; "THH.lerinin, nüfus yoğunluğu, başvuru sayıları, usul ekonomisi ve benzeri hususlar göz önünde bulundurularak yeniden yapılandırılması amacıyla, il merkezlerinde ya da yakın ilçelerde merkezler oluşturmak suretiyle hakem heyetlerinin bir araya getirildiği, buna göre mevcut 1011 THH.nin yetki alanlarının, 01.08.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlendiği, 211 THH.nin karar mercii olarak yetkilendirildiği” belirtilmiştir. Yapılan bu çalışma ile THH.lerinin karar mercii olarak yetki alanları değiştirilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında İZMİR’de ki duruma bir göz atalım. Büyükşehir statüsüne sahip İZMİR İlinin, Ticaret İl Md.lüğü bünyesinde İl THH (Talatpaşa Bulvarı üzerinde Talatpaşa ESOT durağı karşısında) 2018 yılı için 4.570 TL-6.860 TL arasındaki uyuşmazlık başvurularını almaya devam edecek. Narlıdere ilçesi için BALÇOVA, Kemalpaşa ilçesi için BORNOVA, Menderes-Selçuk-Torbalı ilçeleri için GAZİEMİR, Aliağa-Bergama-Foça-Dikili-Kınık ilçeleri için MENEMEN, Bayındır-Beydağ-Kiraz-Tire ilçeleri için ÖDEMİŞ, Urla-Çeşme-Karaburun-Seferihisar ilçeleri için GÜZELBAHÇE İlçe THH'ne yetki verilmiştir. Bu bağlamda, KARABAĞLAR, BAYRAKLI, BUCA, ÇİĞLİ, KARŞIYAKA ve KONAK İlçelerindeki THH.leri ise yalnızca kendi ilçe sınırları içerisindeki yurttaşların 4.570 TL.ye kadar olan uyuşmazlık başvurularına bakmaya devam edeceklerdir. Büyük harflerle yazılmış olan ilçelerdeki THH.leri, 1 Ağustos 2018 tarihinden itibaren tüketici başvuruları için yeni karar mercii olarak belirlenmiştir.   

Bakanlıktan yapılan açıklamada; “THH oluşturulmayan ilçelerde ise Kaymakamlıklarda başvuru alımı, Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS)'ne kayıt, ilgili tarafları bilgilendirme vb. hususlarda çalıştırılmak üzere bir görevlendirmeli personel bulundurulmaya devam edilecektir. Bu doğrultuda, il merkezlerinde ya da yakın ilçelerde merkezler oluşturmak suretiyle bir araya getirilen tüketici hakem heyetlerinin bulunduğu ilçelerde yaşayan tüketicilerimizin yasal haklarını kullanmada ve hak arama yollarından faydalanma yönünden bir mağduriyet yaşamamaları için gerekli tedbirler alınmaktadır. Ayrıca, yenilenen TÜBİS ile tüketicilerin ikamet ettikleri ilçelerin kaymakamlıklarında bulunan tüketici hakem heyeti irtibat noktalarından veya e-devlet kapısıyla TÜBİS üzerinden çok daha kolay başvuru yapmaları sağlanmış ve başvuru şartları çok daha basit hale getirilmiştir. Ancak burada önemle altı çizilmesi gereken husus ise yürütülen bu çalışmanın tüketici hakem heyetlerinin kapatılması çalışması olmadığıdır. Yeniden yapılandırma sonucunda erişilebilir, hakkaniyetli ve kaliteli hizmet sunumu, personel ve kaynakların etkin kullanımı, ihtisaslaşma ölçeğinden azami faydalanma sağlanmış olacaktır" denildi.

Bakanlığın açıklamasına göre kapatılan THH.leri 1 Ağustos tarihinden itibaren başvuruları almayacak, bu tarihten önceki başvuruları yılsonuna kadar neticelendirecektir. Kapatılan THH.leri, 1 Ağustos’tan itibaren kendisine gelecek başvuruları kabul edecek, TÜBİS’e yükleyecek ve yetkilendirilmiş THH.ne teslim edecektir.

Bakanlık bu açıklamayı yaparken kendince haklı gerekçeler ileri sürebilmektedir. Ancak bu uygulamanın, Anayasa’nın 172’inci maddesinde “DEVLET, TÜKETİCİLERİ KORUYUCU VE AYDINLATICI TEDBİRLERİ ALIR, TÜKETİCİLERİN KENDİLERİNİ KORUYUCU GİRİŞİMLERİNİ TEŞVİK EDER” şeklindeki hükmüne aykırı olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.

İstatistiksel olarak konuyu ele almak gerekmez mi? Buradan yetkililere seslenmek istiyorum! İlçe ilçe son altı aylık başvuru sayılarını, başvuruların parasal tutarlarını, uyuşmazlıkların sektör ve alt sektör bazında hangi başlıklar altında olduğunu TÜBİS verilerine dayanarak açıklayın ki kamuoyu olarak bizlerde bilelim!... İzmir genelinde son altı aylık dönem içerisinde 31 THH.ne yapılan yaklaşık 16.500 başvuru sektörel bazda incelendiğinde sırasıyla; 1. Finansal Hizmetler 2. Cep telefonu 3. Ayakkabı 4. Tekstil ürünleri 5. İnternet aboneliği 6. GSM aboneliği 7. Dayanıklı Tüketim Malları 8. Bilgisayar 9. Tablet 10. Mobilya 11. Doğalgaz aboneliği 12. Elektrik aboneliği şeklinde bir sonuç elde ediyoruz. Uyuşmazlığın parasal değeri ise yaklaşık 16.600.000 TL olarak kendisini göstermektedir. Bu sonuç bize, İzmir’li tüketiciler açısından ekonomik kaybın boyutunun yüksekliğini, başvuruların %80’ninin tüketici lehine sonuçlandığı düşünülürse satıcı/sağlayıcılar açısından da haksız kazancın devasa boyutunu ortaya koyması açısından önemli bir veridir.

Son altı ayda, 31 THH.nden her birine yapılan başvuru sayısı ortalama olarak 532’dir. Kapatılan THH.ni dikkate alırsak, bu sayı her bir THH için 1.269’a çıkacaktır. Bu aylık ortalama 210 başvuru, toplantı başına isabet edecek dosya sayısı ise 105 olacaktır. Tüm bu bilgiler ışığında THH.lerinin azaltılmasının tüketici açısından olumsuz yönlerini analiz etmeye çalışalım.

1. Bu durum, karar mercii olarak görevlendirilen THH.leri iş yükünün artmasına bağlı olarak, kısıtlı toplantı zamanında dosyaların yeterince irdelenememesine yol açabilecek, tüketici mağduriyeti yaşanabilecektir. Ayda iki defa yapılan toplantı sınırının kaldırılarak, toplantı sayısının artırılmasına ihtiyaç olacaktır.

2. Çeşme’de ikamet eden bir tüketicinin ayıplı mal için yapacağı başvuruya Güzelbahçe ilçe THH.nin kendi sınırları içerisinden bir bilirkişi görevlendirmesi halinde, ayıplı ürünün tüketici tarafından Güzelbahçe’ye getirilerek bilirkişiye teslim edilmesini, ya da bilirkişinin Çeşme’ye gidip ayıplı ürünü tüketiciden alması sonucunu doğuracaktır. Çoğu kere, aynı ilçe sınırları içerisinde görevlendirilen bilirkişilere ayıplı ürünlerin incelenmek üzere götürülmediği dikkate alınırsa bu durum daha fazla tüketicilerin hak aramaktan vazgeçmesine neden olacaktır. Bilirkişilerin mutlaka, tüketicinin ikamet ettiği ilçe sınırları içerisinden görevlendirilmesi gerekecektir.

3. THH.leri bulundukları ilçelerde, yetişmiş birer tüketici danışma merkezi olarak görev yapmakta idiler. Hakkını nasıl arayacağını bilemeyen yurttaşlar, danışmanlık hizmetini de almaktaydı. Şimdi ise tüketiciler, kapatılan THH.lerinde bırakılan irtibat personelinin tüketici hakları konusundaki bilgisi kadar aydınlanabilecek, bunun yanı sıra görevli personel, kendisine verilen görevleri (başvuruları kabul etme, TÜBİS’e kaydetme vb.) yaparken danışmanlık hizmetini vermek için ne kadar zaman ayırabilecektir? Kaymakamlıklarca, tüketici örgütleri ile işbirliği yapılarak belirlenecek günlerde “Tüketici Hakları Bilgilendirme Toplantıları” düzenlenmesi suretiyle yurttaşların bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır. TÜBİS’in yurttaşlar tarafından doğru kullanılması konusunda bilinçlendirilmesi en başta gelmektedir.

4. 1011 THH.ni kapatıp, 81 milyon yurttaşımızın 211 THH.ne mahkum edilmesi tüketicilerin hak arama girişiminden vazgeçmesine neden olabilecektir. Bunun için tüketici örgütleri ile sıkı bir işbirliği içerisinde tüketicilerin hak arama noktasında teşvik edilmesi önem arz edecektir.

5. Tüketici Örgütleri İl/İlçe THH.lerine Tüketici Örgütü temsilcisi görevlendirmektedir. Kapatılan ya da Bakanlığın tarifi ile karar verme yetkisi elinden alınan THH.ne temsilci görevlendiremeyen tüketici örgütü kendini fesih edecek veya işlevsiz bir konuma düşebilecektir. Tüketici örgütlerinin, bulundukları bölgede Tüketici Danışma Merkezi olarak faaliyet göstermesi için gerekli düzenlemeler gecikmeden yapılmalı, bu birimlerin kapanmaması için Devlet desteği mutlaka sağlanmalıdır.

6. Başvuru azlığı nedeni ile THH.lerini kapatmak yerine, o bölgelerde tüketicilerin haklarını öğrenmesi ve bilinçli bir yurttaş olarak haklarını araması noktasında teşvik edilmesi daha doğru bir yaklaşım tarzı olarak benimsenmelidir. Bunun için, o ilçelerde tüketici örgütü kurulmasının devlet eliyle teşvik edilmesi en makul çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şimdi yapılan bu uygulama tüketici yararına mı? Siz değerlendirin, siz karar verin!...

Hakkını aramaktan vazgeçen tüketicinin cebinden çıkacak her kuruş, satıcı veya sağlayıcıların kasasına haksız kazanç olarak girmeye devam edecek, tüketiciler tükettikçe tükenmeye devam edecektir. Öyleyse, tükenmeden tüketmek için TÜKETİCİ DERNEKLERİNE ÜYE OLARAK ÖRGÜTLENMEYE, HAKLARINIZI ÖĞRENMEYE VE HER NE ŞART ALTINDA OLURSA OLSUN HAKKINIZI ARAMAYA VAR MISINIZ? YOK MUSUNUZ?

 

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) ve Tüketiciyi Koruma Derneği (TükoDer)’nin konuya ilişkin açıklamalarını aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz…

https://www.evrensel.net/haber/357135/tuketici-haklarina-kisitlama-800-tuketici-hakemi-kapatildi

https://www.tuketicipostasi.com/bakanligin-kararina-tukoder-den-tepki-geldi/2075/

 

https://www.evrensel.net/haber/357579/tukoder-tuketici-heyetlerine-yonelik-baskilar-yasaniyor

 

Kamu yararına dernek statüsünde olan TükoDer her zaman yanınızda...

Sorularınız için yorumlar bölümünü kullanabilir,

Yaz sezonu nedeniyle dernek merkezimiz kapalı olduğundan, iztukoder@gmail.com e-posta adresine yazabilirsiniz.

TükoDer Bilgi Platformu (İzmir) kullanıcı adıyla facebook, Instagram, Twitter, Linkedin hesaplarımız üzerinden siz tüketicilere hizmet vermeye devam etmekteyiz, bizi takip ediniz...

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar