HDP’li Doğan’dan Ensest Araştırma Önergesi

HDP'li Doğan'dan Ensest Araştırma Önergesi

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan'dan Meclis'e ensestin araştırılması için soru önergesi.

15 Eylül 2017 - 15:07

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan Türkiye'de ensesti en geniş anlamda doğru tanımlamak, toplumsal bir tabu olmaktan çıkarmak, görünürlüğünü arttırmak, ensestle mücadele için gereken sistemi ve hâli hazırdaki uygulamaların aksayan yönlerini araştırmak, ensest ile etkin bir şekilde mücadelenin yol ve yöntemlerini tespit etmek ve bu konuda gerekli tedbirlerin alınması amacıyla ​meclis araştırmasının açılması için araştırma önergesi verdi.

İşte o açıklama:

Ensestin tek ve kesin bir tanımı olmamakla birlikte, bu alanda çalışmış örgütlerin ve kurumların üzerinde uzlaştığı tanım;  ensest aile içinde  taciz ve taciz edenin cinsel uyarılması ve tatmini için çocuğa ve gence yönlendirilmiş her türlü fiziksel ve fiziksel olmayan sistematik davranış ve şiddettir. 

 Ensestte, taciz edenin kim olduğuyla ilgili temel ölçüt kan bağı değildir. Kan bağı olan baba, anne, ağabey, abla, amca, dayı, teyze, hala ve dede gibi akrabalara ek olarak çocuk üzerinde anne-baba gibi otoritesi ve saygınlığı olan geniş bir akraba ve hısım grubu ensest tanımında taciz edenler arasında sayılır. Örneğin enişte, üvey anne-baba, üvey kardeşler bu grup içinde yer almaktadır. Ensestin tanımı ve ne olduğuyla ilgili yapılan çalışmaların aksine ensesti “gönüllü cinsel birliktelik” olarak tanımlayanlar da bulunmaktadır. Türkiye’de ensest, kapalı bir kutu kaldığı sürece bu yanılgılı tanım bu şekilde kullanılmaya ve yayılmaya devam edilecekti.

Toplumda bir tabu haline getirilen ensest, toplumsal düzenin birliği ve aile düzenin bozulmaması adına genellikle görmezden gelinmektedir. Bu nedenle küçük yaşta aile içinde başlayan cinsel istismar ve ensest; korkutma, ölümle, şantajla, toplumsal baskı  ve “normalleştirme” gibi  gibi nedenlerle açığa çıkarılması zorlaştırılmakta ve uzun yıllar bu şekilde  gizli kalmaktadır.

Son günlerde Hürriyet yazarı Melis Alphan’ın "Türkiye'de ensest oranı yüzde 40" açıklamasından sonra ensest tartışmaları tekrar gündeme geldi. Ancak asıl  ensest sorunu tartışılmayıp % 40 oranın abartılı bulunması üzerinden tartışmalar gündemi meşgul ediyordu.  Dolayısıyla bu kadar ciddi bir toplumsal sorun, sayısal veriler üzerinden tartışarak aslolan ensest sorunu tartışılmamaktaydı. 

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) 2015 yılında Türkiye’nin 56 ilinde “Türkiye’de Ensest Atlası” adıyla bir araştırma yapmış ve araştırmanın sonucu olarak Türkiye’de ensest oranın   %40 olduğunu açıklamıştı. 

TKDF Başkanı Canan Güllü, son yıllarda ensest oranındaki ciddi yükseli olduğunu ve saha araştırmasından bir örnek vererek; “Öyle bir il geldi ki karşımıza, ensest ilde gelenek, hatta geçmişten beri gelenek” diyerek Türkiye’de ensesti geldiği korkunç boyuta dikkat çekmektedir. 

Yine, Sosyoloji Araştırma Dergisinde yayınlanan “Ailenin Karanlık Yüzü: Türkiye'de Ensest Sorununu Anlamak” isimli araştırmada; “Türkiye’de yapılmış klinik çalışmanın bulgularına göre ensest saldırganlarının %57'sini öz babalar, %4'ünü öz ağabeyler, %13'ünü yakın akrabalar, %26'sını ise ikinci dereceden akrabalar oluşturmaktadır. Yasal başvuruda bulunmuş, mahkemesi sonuçlanmış ya da süren vakalarda ise saldırganların %39'unu öz baba, %15'ini öz ağabey, %17'sini yakın akraba, %28'ini ise uzak akrabalar oluşturmaktadır.” tespitinde bulunmuştur.

Diğer yanılgılı bir durum ise,  ensestin sadece alt sosyo-ekonomik tabaklara ait bir vaka olarak ele alınmasıdır. Oysaki yapılan araştırmaların kapsamı genişletildiğinde ensestin yalnızca alt sosyo-ekonomik tabakalarda görülen bir vaka olmadığı aksine  toplumun bütünü kapsayan bütün sosyal ve sınıfsal tabakalarda ortaya çıkan ciddi bir toplumsal sorun olduğu görülmüştür. 

Dolayısıyla ensestin tanımlanmasından başlayarak ortaya çıkarılmamasının sosyolojik, psikolojik ve ekonomik nedenlerinin araştırılması ve ensestle mücadele için gereken sistemi ve hâlihazırdaki uygulamaların aksayan yönlerini tespit etmek, ensest mağduru kişilerin haklarının korunmak ve önleyici tedbirlerin alınması amacıyla meclis araştırma komisyonun kurulması elzemdir. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
KODA ‘Hikmet Şimşek’ için çaldı
KODA ‘Hikmet Şimşek’ için çaldı
Körfezde konser var
Körfezde konser var